Tuzla’daki Şahin Çelik Tersanesi’nde gemi boyama işinde çalışan 19 yaşındaki Metin Turhan denize düşerek öldü. Böylece ölenlerin sayısı son 7.5 ayda 14, son 8 yılda 50’ye çıktı. İddia çok; tersanelerde güvenlik olmadığı, riskli işlerin taşeronlar aracılığıyla sigortasız işçilere yaptırıldığı, ölenlerin de sigortasız olduğu, ölüm raporları değiştirilerek olayın örtbas edildiği, yakınlarının ‘kan parası’ verilerek susturulduğu vb... İşçiler, her ölenin ardından yürüyüş yapıyor, bu iddiaları gündeme getirip protesto ediyor. NTVMSNBC iddiaları sordu; tersanede yetkili işçi sendikası olan Liman, Tersane, Gemi Yapım Ve Onarım İşçileri Sendikası (Limter-İş) Başkanı Cem Dinç, ölen işçilerden İbrahim Levent’in eşi Ruhiye Levent, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Başkanı Murat Bayrak ve konuyu sık sık köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Umur Talu anlattı.
İşçi Sendikası Başkanı iddia ediyor:
İŞVEREN ÖNLEM ALMIYOR, İŞÇİLER ÖLÜYOR
Liman, Tersane, Gemi Yapım Ve Onarım İşçileri Sendikası (Limter-İş) Başkanı Cem Dinç:
Tersanelerde meydana gelen ölümler yeterli iş güvenliğinin sağlanmamış olmasından kaynaklanıyor, işveren gereken önlemleri almıyor, işçiler ölüyor. Birincisi; sektör 2001 yılından beri hızla büyüyor ve buna paralel olarak da alan daralıyor. Alanın daralmasıyla birlikte iç içe geçmiş iş mekanları ve bundan dolayı da iş kazaları sürekli artıyor. İkincisi; 2000’e yakın yaygın taşeron şirket var. Ana firmalar işi, maliyet gücünü kaldıramayacak bu şirketlere devrediyor. İş güvenliğinin sağlanmaması, çalışma saatlerinin düzenlenmemesi, ücretlerin verilmemesi, sigortaların ödenmemesi gibi sorunlar taşeronların üzerine yıkılmış durumda. Taşeronlar ise bunları kaldıracak kapasitede değil. Üçüncü sırada işçilerin örgütsüzlüğü geliyor, işçilerin yüzde 10’u bile örgütlü değil, dolayısıyla haklarını arayamıyorlar.
YEVMİYELİ İŞÇİLER ÖLÜYOR
Tersanelerde her ay iki ölümlü kaza oluyor. 2006’da 18.500 iş kazası oldu. Bir yılda 18.500 iş kazası devasa bir rakam. Bunun minimuma inmesi için taşeronluk sisteminin yasalardaki gibi uygulanması gerekir. Çalışma saatleri ağır ve tehlikeli iş kolları yönetmeliğinde 7.5 saat diyor, 7.5 saat uygulandığı zaman da kazalar minimuma inebilir. Ölümlerin önüne geçilebilmesi için tersane patronlarının bunları göz önüne alması gerekir. 4857 sayılı iş yasasında ‘İşveren, asıl işi veremez, ancak uzmanlık gerektiren geçici işleri alt işverene verir’ diyor. Gemi işi de asıl iş olduğuna göre bunları taşeronlara veremez, yani taşeron firmaya inşaat, bilgisayar donanımı, vinç yapımı gibi işleri verebilir. Ama gemi işinin tüm yapımını, yani kaynak, montaj, boya gibi işleri veremez. Ölümler daha çok bu işlerde ve taşeron işçilerde oluyor. Kadrolu, yani ana firmalara bağlı olan işçiler hayatlarını kaybetmiyor, taşeron firmalarda yevmiyeli çalışan işçiler ölüyor. Bunun nedeni de iş güvenliğinin, maliyetleri kaldıramayacak, ağır ve tehlikeli iş kolları yönetmeliğini aynen uygulayamayacak taşeronların üzerine yüklenmesidir. Çünkü ana firma kendi kadrosundaki elemanlara gerekli şartları sağlıyor.
TEHLİKELİ İŞKOLU YÖNETMELİĞİ UYGULANMALI
Kazaların araştırılması için 3 Ekim 2007’de oluşturulan ‘Tuzla Tersaneler Bölgesi İzleme ve İnceleme Komisyonu’nun hazırladığı raporu Çalışma Bakanlığı’na gönderdik. Bizim tersanelerden 4 ana talebimiz var: İşçi cinayetlerinin son bulması ve sorumluların yargılanması, Tuzla tersanelerinde daha erken emekliliği getiren İtibari Hizmet Kanunu’nun uygulanması, ağır ve tehlikeli işkolları yönetmeliğinin uygulanması ve TBMM Araştırma Komisyonu’nun oluşturulması. Bu taleplerden araştırma komisyonu talebimiz gerçekleşiyor, diğerlerinin de gerçekleşmesi için çalışacağız.