Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye ve Yunanistan`ın, dost olmaya zorunlu değil, mahkum olduğunu kaydetti.
Çırağan Sarayında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis`in de katıldığı, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği ile Yunan Girişimciler Federasyonu (SEV) tarafından düzenlenen Türk-Yunan İş Forumu başladı.
Forumun açılışında "Geçmişi değiştiremeyiz. Ama geleceği sağlam temeller üzerine inşa edebiliriz" diyen, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 yıl önce yarım milyar doları bile bulmadığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, diplomatların, doğaları ve görevleri gereği genelde sorunlara odaklandığını, iş adamlarının ise fırsatlara odaklanmayı sevdiğini, karşılıklı güven ve istikrarı sürekli sorunlardan bahsederek gerçekleştiremeyeceklerini söyledi.
Rifat Hisarcıklıoğlu, "Artık bizler de kaynaklarımızı birbirimize karşı harcayıp tüketmek yerine daha verimli alanlarda kullanmanın ülkelerimize çok daha büyük faydalar sağladığını görmeliyiz. Birbirimizi iş ortağı değil, tehdit unsuru gördüğümüz müddetçe, bundan fayda sağlayanlar halklarımız değil, başka çıkar grupları olacaktır" diye konuştu.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki ticaret hacminin bugün 6 kat artarak 3 milyar doları aştığını, iki ülkenin karşılıklı yatırımlarının da 7 milyar dolar seviyesine yaklaştığını bildiren Hisarcıklıoğlu, Türk armatörlerin Pire limanında Yunan armatörlerin de Tuzla tersanelerinde ortaklıklar kurmaya başladıklarını söyledi.
Rifat Hisarcıklıoğlu, son 3 yılda 1,5 milyon Yunan vatandaşının Türkiye`yi ziyaret ettiğini, her 7 Yunanlıdan birinin son 3 yılda Türkiye`ye geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Peki bu gelişmeler bize ne sağladı? Her şeyden önce uyuşmazlığın iki ülkeye de kaybettireceği, işbirliğinin ise her iki ülkeye kazandıracağını öğretti. Ekonomik ilişkilerimiz arttıkça, sosyal ve siyasi yakınlaşma beraberinde gerçekleşti. Ekonomik ilişkilerimiz yoğunlaştıkça, birbirimizi daha iyi tanıdık."
AB`nin Aralık ayındaki zirvede Türkiye`nin katılım sürecine ilişkin kullandığı ifadelerin hayal kırıcı olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, Türkiye`nin AB katılım sürecinde bir ülke olduğunu, katılım müzakerelerini yürüttüğünü, buna rağmen katılım kelimesini kullanmaktan kaçınmanın saygın ve haklı bir yaklaşım olmadığını vurguladı.