Bayraktar, 2. İstanbul Konut, İşyeri, Gayrimenkul ve Kredilendirme Hizmetleri Fuarı`nın açılışında yaptığı konuşmada, 58 ve 59`uncu hükümetlerin planlı kentleşme ve konut üretim seferberliği kapsamında, TOKİ`nin yeniden organize olarak bir dizi yasal değişiklikle yeni bir açılım başladığını anlattı.
Dünyadaki gayrimenkul sektöründe, konut satışının seyrine, tut-sat sisteminin yansımalarına bakıldığında özellikle 2006 yılı ortalarından itibaren durağan bir yapı görüldüğünü ifade eden Bayraktar, "Ülkemizde de bekleyen yeni oluşumlar sebebiyle statik halini muhafaza etmektedir" dedi.
Bayraktar, ABD`de ekspertiz ve danışmanlık firmalarının yaptıkları yanlış değerlendirmeler sonucu oluşan krizin dünyadaki yansımalarını gösterdiğini, ancak toparlanma sürecine girildiğini ifade ederek, Türkiye`de istikrarın yakalandığını ve gayrimenkul sektörüne, konut ve iş yeri satış ve alımlarına olan talebin artacağını söyledi.
İstanbul`da yaklaşık 3 milyon hane bulunduğuna işaret eden Bayraktar, bu evlerin yarısına yakınının bugünkü teknik şartlara, mimari ve mühendislik şartlarına tam uymadığını, bunların zaman içerisinde mutlaka değişmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, konut yapımı ve müteahhitliğin önümüzdeki dönemde ne kadar büyük fırsatlar yaratacağının görüleceğini kaydetti.
"TOKİ, GECEKONDULARI SÖKÜP ATMAK NOKTASINDA CİDDİ ADIMLAR ATACAKTIR"-
Bayraktar, başta İstanbul olmak üzere Bursa, Adana, Diyarbakır, Batman, Van, Erzurum gibi metropol olma yolundaki büyük şehirlerde çok ciddi kaçak yapılaşma ve gecekondulaşma problemi bulunduğunu, bu şehirlerde konut bakımından yenileşmeye ihtiyaç olduğunu belirterek, "Özellikle İstanbul çok ciddi açılım beklemektedir. Gerek Şile taraflarında, Çekmeköy taraflarında oluşacak yerleşim birimleri, Kartal, Pendik, Kurtköy tarafında oluşacak yerleşim birimleri, İstanbul`a yeni bir açılım getirecektir. Avrupa yakasında da Hadımköy`ün ilerisinde Silivri`ye, Çatalca`ya doğru ciddi manada yeni yerleşim birimlerinin oluşması kaçınılmazdır" dedi.
Bayraktar, yeni yapılaşma olan yerleşim bölgelerinin, deniz yolu varsa bu yolla, otobanlarla, metrolarla, viyadüklerle, sağlıklı ulaşımla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Gecekondulara ilişkin olarak Bayraktar, "TOKİ bundan böyle şehirlerimizi sarmalayan saran gecekonduları söküp atmak noktasında ciddi adımlar atacaktır. Başta İstanbul olmak üzere şehirlerimizde ne kadar salaş yapı, kaçak yapı varsa, söküp atacağız. Bu konuda çok ciddiyiz, çok azimliyiz, çok kararlıyız" dedi.
Bayraktar, bu konuda belediye ve mahalli idareler ile ön anlaşmalar yaptıklarını, bunu hayata geçirme çalışmaları olduğunu söyledi.
Alt gelir grupları ve yoksullara yönelik olarak konut üretmeye ağırlık vereceklerini de kaydeden Bayraktar, hazineden direkt olarak pay almayan TOKİ`nin elde ettiği arsaları değerlendirmek suretiyle kaynak üretmeye devam edeceğini belirtti.
-AMERİKA`DAKİ TUT-SAT KRİZİ-
TOKİ Başkan Vekili Erdoğan Bayraktar, gazetecilerin ABD`deki tut-sat krizinin Türkiye`yi etkileyip etkilemeyeceği sorusu üzerine, "Türkiye`deki ipoteğe dayalı finans sitemi Amerika`dakinden çok farklı. Bizde faizlerin en düşüğü yaklaşık 1,30, kaldı ki orada yılda yüzde 4-6 arasında. Amerika`nın yapısından kaynaklanan, çok uzun bir süre bekleyen yapısından kaynaklanan bir takım sıkıntılar oldu" dedi.
Amerika`daki her ailede mutlaka 2-3 kişinin tut-sattan yararlanarak ev alıp sattığını ifade eden Bayraktar, Amerika`daki tut-sat sisteminin kiracılık sistemine benzediğini, insanların kendi evlerine kira öder gibi taksit ödediklerini kaydetti.
Türkiye`deki yasal dayanağın güzel olduğunu dile getiren Bayraktar, şöyle devam etti:
"Ev almaya gidip bakarsanız ya evin yarısından fazlasını ödeyeceksiniz sizin için araştırma yapmayacaklar veya taksiti ödeyebilecek gelirlerinizin çok net olması lazım ki yüzde 5`ini, yüzde 10`unu ödemek suretiyle orada tut-sat sistemine sizi dahil etsin. Yani birkaç tane makas var. Çok sağlam bunların yapılıyor olması lazım. Sistemin ayakta durması için de bu gerekli. Ama son zamanlarda bu giderek gevşedi Amerika`da, gevşediğini görüyoruz. Çok ciddi baştan araştırma yapmadan, insanların gelir düzeylerine bakılmadan veyahut da ödediği peşinat miktarının azlığına çokluğuna bakılmadan neredeyse bu krediler kullandırılmaya başlandı. Ödeyecek durumu olmayan insanlar ödeyemeyince bu tabii dalga dalga her yere yansıdı."
Bayraktar, Amerika`da bu sistemin ortaya çıkmasındaki ana fikrin dışına çıkıldığını, konut değerlendirmelerinde de yanlışlıklar yapıldığını bu nedenle de ödemelerde sıkıntılar yaşandığını belirtti.
Bayraktar, "Türkiye`de böyle bir şey olması mümkün değil çünkü Türkiye`de gayrimenkul alan, yani ev alan insanlar ne yapıp edip borçlarını ödüyorlar. Diyelim ki bizde, 280 bin konut inşaatına yaklaştık, bugüne kadar 265 binini satışa sunduk, 237 binini sattık. 237 binden aksayan toplasanız 300`ü, 200`ü bulmaz. Aksatmıyor kimse" dedi.
"TÜRKİYE`DE BÖYLE BİR TEHLİKE GÖZÜKMÜYOR"
Türkiye`deki sistemin daha sağlam olduğunu belirten Bayraktar, "Türkiye`de böyle bir tehlike gözükmüyor kaldı ki Türkiye`deki sistem Amerika`nın tam aynısı değil, bir takım daha sağlamlıklar da vardır. Peşin ödemede bizde zannediyorum rakam biraz daha fazla. Amerika`da yüzde 5`e kadar, hatta hiç peşin ödemeden de alabiliyorsunuz. Burada öyle değil. Bizde 4`te birini, zannediyorum, vatandaşın kendisi ödeyecek."
Bayraktar, "Türkiye`de ipoteğe dayalı finansman sisteminin gelişmesi için faizlerin düşmesini bekliyoruz. Bir de tabii değerlendirme şirketlerinin gelişmesi lazım, ekspertiz şirketlerinin gelişmesi lazım ki gerçekten. Çünkü Amerika`da daha çok biten binalara, tamamlanmış binalara kredi kullandırılıyor. Halbuki Türkiye`de sadece konut finasmanı sistemi değil, aynı zamanda konut üretim sistemi şeklinde bizde tezahür etti" diye konuştu.
Danışmanlık firmalarının, ekspertiz firmalarının, değerlendirme firma ve uzmanlarının devletin kontrolünde yetişmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, "Çıkarılan yasa ile gelecek olan ipoteğe dayalı konut finansmanı sisteminde en ufak bir sakatlık yok. Amerika`dakine benzer bir krizin çıkması kesinlikle söz konusu değil" dedi.
Bayraktar, "faizler 1`in altına düşmeden Türkiye`de bu sistemin hayat bulmasının çok zor" olduğunu ifade etti.
2. İstanbul Konut, İşyeri, Gayrimenkul ve Kredilendirme Hizmetleri Fuarı 2 Eylül 2007 tarihine kadar açık kalacak.