Geçen yıl yapılan denetimin sonuçları olumsuzdu; bu kez son rapor yazılacak ve temmuz ayında karar verilecek. Karar olumsuz olursa, ‘Tehdit Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alınacak. Rossler’in hiç de olumlu olmayan görüşlerini de Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a aktardı. İşte Rossler’in görüşleri, Günay’ın yanıtları.
UNESCO Dünya Mirası Merkezi Avrupa ve Kuzey Amerika Merkezi Başkanı Mechtild Rossler, İstanbul’la ilgili görüşlerini NTVMSNBC’ye şöyle aktardı:
HÜKÜMET GÖREVİNİ YERİNE GETİRMİYOR
İstanbul çok önemli bir şehir ve Türkiye’nin hazinesi. 1985 yılından itibaren de Dünya Miras Listesi’nde. Türk yetkililer, bu konudaki konvensiyonu imzaladılar. İki yıl önce biz uyardık; İstanbul’da seçilen yerlerin daha iyi korunması ve iyileştirme yapılması gerektiğini söyledik. Bu yerleri korumak Unesco’nun görevi değil, Türkiye hükümetinin görevi. Her yıl Türkiye’yi ziyaret edip, rapor yazıyoruz, ardından bu raporu Dünya Miras Komitesi’ne sunuyoruz. Geçen yılki ziyaretimizde istediğimiz gelişimi göremedik. Bazı bölgelerde ilerleme kaydedildi ama İstanbul’un farklı kültürel ve tarihi semtlerinde daha çok çalışma yapılması gerekiyor. Örneğin; Sulukule, Beyoğlu ve Süleymaniye. Amaç sadece bu tarihi yerlerin korunması değil, entegrasyonu da sağlamak gerekiyor. Önemli olan sosyal, ekonomik entegrasyonu da yapılanmayla beraberinde getirmek.
Geçen ziyaretimizde bir çok yüksek bina yapıldığını gözlemledik. Ayrıca yapılanmada toplumla iletişimin başarılı olmadığını gördük. Bunlar da etkileyici faktörler. Türkiye’yi bu yüzden uyardık. Şu anda Dünya Mirası Listesi’nden çıkarılır mı söyleyemem, fakat kalmak için çaba sarf etmesi gerekiyor. İstanbul dünyanın en önemli şehirlerinden biri. Ama Türkiye’deki yetkililerin en büyük sorunu toplumla iletişim. Kendilerine göre hareket ediyorlar. Unesco’yla da iletişim kurmaları gerekiyor.
İSTANBUL’DA 35 TARİHSEL ALAN TEHLİKEDE
Ayrıca geçen yıl raporda belirtmiştik; düzenli ve disiplinli bir Alan Yönetim Planı hazırlanması gerekiyor. Türkiye şu anda yeterince gelişim sağladı mı bilemiyorum. Umarım haftaya geldiğimizde ‘evet’ diyebiliriz. Biz İstanbul’da 35 tehlikeli alan belirledik. Bu alanları denetliyeceğiz ve Temmuz’da karar alınacak. Dünya miras listesi bir çok ülke için çok önemli, çünkü kazanç sağlıyor. Bazı ülkeler bunu kullanabiliyor ve turizme katkı yapıyor. Türkiye de bu gözle bakmalı.
İNSANLAR EVLERİNDEN OLMAMALI
Eğer bu tarihi ve kültürel yerleri koruyabilirse ve aynı zamanda o semtlerde yaşayan toplumun kültürünü yaşatırsa, bu bir kazançtır. Türkiye diğer ülkeler gibi yeterince önem vermiyor. Fakat Türkiye’deki tarihi yerleri yaşatmak hükümetin sorumluluğudur. Bu yapılanma veya iyileştirme çalıştırmaları gerçekleşirken, insanlar evlerinden olmamalı. Unesco anlaşmasına göre insanlar sadece kısa bir süre için yerleşim alanını değiştirecek. Bu süreç içinde restorasyon yapılacak ve sonra tekrar evine yerleşecek. Unesco’nun kuralı bu ve bu kurala uyulması gerekiyor. İnsanların evlerinden olması söz konusu değil.
Kışında, eskiden yapılmış olumsuz kaçak yapılar var. Bunlara dikkat çekmeden bir alan üzerinde yoğunlaşmak bence kolayından tutmak olur. Bunları UNESCO heyetleriyle yüz yüze konuştuğumuzda çözeceğiz.
UNESCO heyeti geldiğinde istediği gelişmeyi görecek mi?
UNESCO heyetinin gösterdiği ilgiye saygı duyuyorum. Geçmişten bu yana aksaklıklar var ve bunu düzeltmeye çalışıyoruz. Geçmişte iyi değerlendirilmedi İstanbul, ama şu anda bu sorunları düzeltmeye çalışıyoruz. Belediyelerle bilgi kopukluğu olabilir. Ben de şu anda İstanbul’a baktığımda derin bir rahatlık hissetmiyorum. Ama, UNESCO bizi zorluyor olduğu için değil. İstanbul’u ve Türkiye’yi seven insanların buna ihtiyacı olduğu için bu gelişimi sağlamalıyız. Kesinlikle UNESCO bizi zorladığı için yapmıyoruz.
Haber: Ayça Aydoğdu
Fotoğraf : Tansel Akdan