İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. ile Topkapı Sarayı Müzesi`nin organizasyonuyla "Surre-i Humayun" başlıklı sergi, Topkapı Sarayı Has Ahırlar Bölümü`nde açıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş`ın da katıldığı törenle açılan sergi 16 Nisan-25 Mayıs 2008 tarihleri arasında gezilebilecek.
Mukaddes yerlerin ve Hac yollarının emniyetini sağlamayı kutsal görev olarak üstlenen Halife/Sultanlar tarafından Mekke ve Medine halkı ile Mekke Şeriflerine gönderilen "Surre"ler (para veya değerli eşya), 5 asır sonra Topkapı Sarayı`ndaki sergiyle gün yüzüne çıktı.
Abbasiler döneminde başlayan ve Yavuz Sultan Selim`in Mısır`ı fethinin ardından surre ve surre alayı geleneksel hale geldi. Padişah`ın da katıldığı törenlerle Topkapı Sarayı`ndan yola çıkan surre alayları, Haremeyn halkına gönderilen paraların dışında, nadir bulunan kıymetli halılar, seccadeler, murassa avizeler, şamdanlar, paha biçilmez Mushaf-ı Şerif`ler, örtüler, elbiseler ve pek çok kıymetli eşya gönderilirdi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Haremeyn toprakları Osmanlı Devleti`nden ayrılırken, Medine Müdafii Fahreddin Paşa, yüzyıllarca Medine`ye gönderilmiş kıymetli hediyelerin İngilizler`in eline geçmemesi için fetva alarak bu eşyaları Ravza-i Mutahhara`da bir deftere kaydettirerek Topkapı Sarayı`na göndermiştir. Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonlarına giren bu eserler, "Surre-i Humayun" konulu sergiyle 5 asır sonra ilk kez bir arada sergilenmeye başlandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, tüm İstanbullular`ı, Surre Alayı`nın, muhteşem, hassasiyetle hazırlanmış, mukaddes topraklara derin bir saygıyı yansıtan heyecan verici koleksiyonunu görmeye davet etti.
Yeniköy`de, "bir vatandaşın, bazı villalarının yollarının geçtiği bir arsanın sahibi olduğunu söyleyerek, yolu kapatabileceği şeklinde bölge sakinlerini uyardığı" iddiası ile ilgili bir soruyu da cevaplayan Topbaş, olayın kendilerine yeni intikal ettiğini söyledi.
Kadastro planlarında yol olarak gözükmeyen, ama oradaki vatandaşların fiilen yol olarak yıllardır kullandığı bir alanın mülkiyetinin, kendisine ait olan birinin, "Yerimi istiyorum. Yerimin değeri budur" diye ortaya çıkmış olabileceğini belirten Topbaş, "Mülkiyeti varsa, mülkiyete saygılı olunması gerekiyor. Gereken yapılır. Biz, bölge sakinleri ile değerlendirmesini yaparız." dedi.
Topkapı Has Ahırlar Bölümü`nde gerçekleştirilen açılışa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş`ın yanısıra, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kültür AŞ Genel Müdürü Nevzat Bayhan, İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı ve birçok davetli katıldı. Açılışta ayrıca müzik dinletisi de gerçekleştirildi.
SURRE
Haremeyn’e (Mekke-Medine) ilk olarak H. 311 (M. 923-24) yılında Abbasî Halifesi El-Muktedir Billah zamanında surre gönderilmiştir. Daha sonra Hicaz bölgesini hakimiyetleri altına alan Fatımîler (909-1171), Eyyubîler (1171-1348) ve Memlûklar (1250-1517) tarafından da bu âdet devam ettirilmiştir.
Osmanlılarda, Yıldırım Bayezid (1389-1403) tarafından Edirne’den gönderilen ilk surreden sonra, düzenli olmamakla birlikte hediye mahiyetinde surre gönderilmeye devam edilmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethinin (1517) ardından Hilafetin Osmanlı Devleti’ne geçmesiyle birlikte surre gönderme âdeti gelenekselleşmiştir.
Padişahların da katıldığı ihtişamlı törenlerle Topkapı Sarayı’ndan yola çıkan surre alaylarıyla, Haremeyn ahalisine gönderilen paralar dışında, nadir bulunan kıymetli halılar, seccadeler, murassa avizeler, şamdanlar, paha biçilmez Mushaf-ı şerifler, puşideler (örtüler), buhurdanlar, elbiseler, Mekke Emîri’ne mahsus sırmalı ve işlemeli kaftan, mücevherli kılıç, tespihler ve daha pek çok kıymetli eşya Mekke ve Medine’deki mübarek makamlara, seyyidlere, şeriflere gönderilirdi. Ayrıca surre alayı ile Hac yollarının emniyetini sağlamak için yol boyunda bulunan Arap oymaklarına da ‘atiyye’ adı altında para gönderilirdi.
Haremeyn (Mekke ve Medine) ahalisine gönderilen surrenin kime, ne kadar dağıtılacağı surre defterlerine kaydedilir, surre keseleri ve Mekke Emîri’ne gönderilen ‘nâme-i hümâyûn’, surre alayının yola çıktığı gün Padişahın huzurunda mühr-ü hümâyûn ile mühürlenerek, Surre Emini’ne teslim edilirdi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Haremeyn toprakları Osmanlı Devleti’nden ayrılırken, Medine Müdafii Fahreddin Paşa, yüzyıllarca Medine’ye gönderilmiş kıymetli hediyelerin İngilizlerin eline geçmemesi için fetva alarak ve bu eşyaları Ravza-i Mutahhara’da bir deftere kaydettirerek, İstanbul’a Topkapı Sarayı’na göndermiştir.