Keyif, alışkanlık, tutku… Adına ne dersek diyelim, şehrin yorgunluğuna ve iş hayatının koşturmacasına bir nefeslik mola tadındaki alışkanlıklar yaşamı biraz daha keyifli hale getiriyor, biz insanoğlu için. Birçok ritüeliyle, kullanırken dikkat edilmesi gereken adabıyla, en koyu sohbetlerin yanına dumanı ve fokurtusuyla eşlik eden; tercihe göre sert bir tütün, tercihe göre lezzetli bir aromanın tadını damağımızda bırakan bir alışkanlık nargile; bu koşturmacada en keyifli molalardan biri oluyor her zaman…
Yeni Türkü grubunun ‘Yedi Kule’ şarkısını bilmeyen yoktur; ‘Nargilem duman duman aman, Bayıldım aman aman, İstanbul güzel ama sahipleri pek yaman, Beş yıl bana yaraştı da nargilem buna şaştı….. Nargilemin marpucu da gümüştendir gümüşten, Beş değil onbeş yıl olsa ben vazgeçmem bu işten’’ der grup üyeleri bu güzel şarkıda. ‘Nargilem bu işe şaştı’ derken; dost sohbetlerine en yakın şahidinin, uzun saatler yanımızda kalarak bize eşlik edenin; nargile olduğunu belirtmek istiyorlar herhalde.

İbadetten Keyfe!
Tütünün ilk keşfedilişi milattan önceki zamanlara dayanıyor. Önce bir ibadet aracı olarak saygı gösterilmiş tütüne, ancak verdiği keyif öyle güzel gelmiş ki ademoğluna, hayatlarının vazgeçilmezi oluvermiş bir noktadan sonra. Tütün tek bir şekilde tüketilmemiş tabi, pipo olmuş, ağızda çiğnenmiş ve en popüler haliyle sigara olmuş. Günün birinde Hintlinin biri çıkmış, Hindistan cevizinin dışındaki tütün benzeri tabakayı yakarak, cevizin içine bir kamış sokmuş, başlamış keyif yapmaya. Böylece o gün, asırlar sürerek bugüne gelecek olan nargile geleneği de başlamış.
Nargilenin Doğu kültürüne intibak edişi ise önce İranlılar sayesinde olmuş, sonra Araplar benimsemiş nargileyi. Osmanlılara, 16. y.y da gelmiş nargile. Kimi gün padişahların başucundan eksik olmamış, haremde kadınların en büyük keyiflerinden biri olarak değer görmüş, kimi zaman da padişahların yasaklarına kurban gitmiş. En koyu sohbetlerin başucu misafiri olmuş çoğu zaman, geleneğe dönüşüp bugüne kadar gelebilmiş.
Önce Cefa, Sonra Sefa!
Nargileyi oluşturan birçok parça ve içilmeye başlamadan önce hazırlanma aşaması; nargilenin önce cefasını çekip, sonra sefası sürülen bir keyfe dönüşmesine sebep oluyor. Ser, lüle, marpuç, şişe nargileyi oluşturan parçaların başlıcaları. Ser; nargilenin uzun gövdesini oluşturuyor, cam, metal ya da seramikten yapılıyor. Lüle; en üstteki parça olup, tütünün konulduğu yer olarak kullanılıyor. Oymalarla süsleniyor, gümüş, pirinç ya da bakırdan yapılıyor. Üzerine konulan közle gerekli ısı sağlanıyor. Marpuç; dumanın ciğerlerimize yaptığı yolculukta şişe ve tütünle bağlantımızı sağlayan hortumun adı. Son olarak Şişe ise içinde dumanı filtre eden suyun bulunduğu ve bizim her nefes çekişimizde fokurdamaların duyulduğu bölüm.
Nargilenin bu ana bölümlerine eşlik eden yardımcı oyuncular; tepsi ve rüzgarlığı da unutmayalım. Tepsi közden düşen külleri topluyor, rüzgarlık ise közün sönmemesi için kullanılıyor. Bir de sipsi var, nargile içmenin son adımı. Kişiye özel olarak; marpucun ucuna takılıyor ve dumanı içinize çekmenizi sağlıyor.
Nargilenin tömbeki denilen özel bir tütünü var. Bu tütün kıyıldıktan sonra geceden ıslanmaya bırakılıyor ve servis edilmesinden hemen önce suyu sıkılarak Harbi denilen çelik şişlerin yardımıyla bir takım işlemlerden geçiriliyor ve öyle servis ediliyor. Klasik tömbekinin yanında, Mısır’dan getirilen envai çeşit meyve aromasına sahip tütün çeşidi de özellikle gençler arasında oldukça rağbet görüyor. Elma, muz, limon, ananas, kavun, çilek, cappuchino en çok tercih edilenleri.
Hangi çeşidini içeceğinize karar verdiyseniz artık nargilenizin siparişini verebilirsiniz. Masanıza gelen nargilenin asla masanın üzerine konulmayacağını unutmayın. Racon böyle! Korlanan nargileden şöyle derin bir nefes çekebilirsiniz artık. Nargile içerken aman dikkat! Arda arda uzun çekmek yada geri üflemek nargilenizi yakabilir. Közlerin lülenin kenarına gelecek şekilde yerleştirilmiş olmasına özen gösterin. Eğer ortaya konulursa yine nargile yanabilir. Şimdi aromanın kokusunu ciğerlerinizde hissedin. Fokurdama sesi nazlı yarin cilvesi gibi gelsin kulağınıza. Yine unutulmaması gereken bir adap kuralı; nargile içenin közünden sigaranın asla yakılmaması gerektiği, bu da çok ayıpmış. Nargileyi bir arkadaşınızla paylaşıyorsanız, marpucu elden ele geçirmek yerine masanın kenarına dayayarak teslim etmeniz gerekiyormuş bir de. Son olarak; olurda yerinizden bir an için kalkarsanız; marpucunuzu oturduğunuz yerin üzerine koymalıymışsınız.
Gülün dikeni; diyebileceğimiz bir durum, nargilenin sağlığa zararları. Günümüzde sigaranın sağlığa zararlarının su götürmez bir gerçek olduğu aşikar. Eh, bu durumda nargilenin de çok masum bir keyif olduğunu kimse iddia edemez.
‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’
Nazım Hikmet; ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adlı romanında İzmir’e amcasının yanına gelen baş karakteri Ahmet’e de nargile içirir: ‘‘Ahmet indi yokuşu. Aşağıda, Kordon’un arka taraflarında bir kahveye girdi. Kaşar peyniri, simit, çay, nargile ısmarladı….. Ahmet ömründe iki kere, İstanbul’da nargile içmişti. İzmir’in nargilesi çarpar derler alışık olmayanı. Gerçekten de öyle. Başı dönüyor. Gözlerini yumdu.’’ İzmir’in nargilesi daha sert midir, insanı çarpar mı gerçekten bilinmez ama Osmanlı döneminde yasaklanma boyutuna vardıracak kadar keyif veren ve insanı etkileyen bir araç olduğu kesin.
Menengiç Kahvesi
Nargile denilince ilk akla gelen yerlerden biri Tophane’dir hiç kuşkusuz. Tophane’deki Erzurum Çayevi’nin Mesul Müdürü Ali Çağan; İstanbul`un en eski nargilecilerinden biri olduklarını, uzun yıllar Galata Köprüsü`nün altında hizmet verdikten sonra buraya taşındıklarını söylüyor. Nargileye yazın turistlerin çok rağbet ettiğini, kışın ise öğrencilerin uğrak yeri olduğunu anlatan Ali Çağan; ‘Sabit müşterilerimiz, yani müdavimlerimiz var. Turistler nargileyi tanımaktan çok mutlu, çoğu bir kere denemekle kalmıyor, burada oldukları sürece sık sık geliyor. Arap müşterilerimiz de çok. Normalde çoğu müşteri nargileyi 2-2 buçuk saatte bitiriyor, ancak Araplar 15-20 dakika içinde tüketiyorlar.’ Hangisi makbuldür, diye sorduğumda; ‘Nargilenin aroması normalde 15-20 dakika içinde biter, ancak üstünde kor olduğu için sürekli duman çıkıyor’ diye yanıtlıyor beni.
Nargilenin; Türk kahvesi-elma çayı gibi içeceklerle güzel gittiğini bilirdim ama ‘ Menengiç Kahvesi’ni ilk kez duyuyorum Ali Bey’den. Türk kahvesine çok benzeyen, ancak su ile değil de süt ile pişirilen bir kahveymiş meğer. İkram edelim diyor Ali Bey, teşekkür ediyorum ve bir nargile içiminin yanında mutlaka deneyeceğimi söylüyorum. Buradaki kafeler sadece gelen müşterilere hizmet etmekle kalmıyor, talebe göre turist gruplarına, gezi yatlarına ve beş yıldızlı otellere de geleneksel kıyafetler içinde nargile servisi yapıyor.
.jpg)
Ortamı Dumana Boğmak
Nargileyi içmeyi bilmiyorsanız ya da yeni başladıysanız geri üfleyip yakma olasılığınız çok yüksek. Nargile acemisi olmanın bir diğer kötü yanı da, (burada bizzat kendi tecrübemi konuşturuyorum) yanınızdakiler etrafı pofur pofur dumana boğarken, siz üflediğinizde göz doldurmayan incecik bir dumanın çıkması… Ancak bir süre sonra bu işi öğrendiğinizde yanınızdakilerle duman yarıştıracağınızı da unutmayın sakın. Koyu sohbetlerin, ağır arkadaşı nargile, keyfin, bir nefeslik molaların, iddialı tavla oyunlarının vazgeçilmez geleneği olmayı her daim sürdürüyor.