Merkez Bankası, piyasalardaki beklentiler doğrultusunda faizde yine indirime gitti. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, borçlanma faizinde 0.50 puanlık, borç verme faizinde ise 0.75 puanlık indirime gitti.
Karar sonrasında borçlanma faiz oranı yüzde 16.75, borç verme faiz oranı ise yüzde 21.50’ye geriledi. CNBC-e anketinde en az çeyrek puanlık indirim bekleniyordu.
Para Politikası Kurulu’ndan yapılan açıklamada, YTL faizlerindeki düşme eğilimini dikkate alarak, gecelik vadedeki faizlerin potansiyel oynaklık aralığının daraltılması amacıyla indirime gidildiği belirtildi.
Kurulun faiz indirimlerinin temkinli ve ölçülü tutulduğu mevcut duruş çerçevesinde enflasyonun orta vadeli hedefe yakın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, bundan sonraki olası faiz indiriminin zamanlaması ve miktarının küresel piyasalardaki gelişmelere, dış talebe, kamu harcamalarına ve orta vadeli enflasyon görünümünü etkileyen diğer değişkenlere bağlı olarak belirleneceği kaydedildi.
Özel kesim yatırım ve tüketim talebinde toparlanma işaretleri görülürken, dış talebin büyümeye katkısının azaldığını ve toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüş sürecine vermeyi sürdürdüğüne dikkat çeken kurul, hizmetler sektöründeki enflasyonun olumlu seyrini sürdürdüğünü belirtti.
Kurul açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Kurul, uluslararası likidite koşullarındaki ve kredi piyasalarındaki gelişmeleri yakından izlemektedir. Geçen ayki toplantıda faiz indirim sürecinin erkene alınmasının orta ve uzun vadeli faizlerin belirgin şekilde düşmesine yol açtığı ve yüzde 4’lük enflasyon hedefine ulaşılmasına ilişkin küresel ekonomideki gelişmelerden kaynaklanabilecek aşağı yönlü riskleri azalttığı kaydedilmiştir.”
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Para Politikası Kurulu’nun kısa vadeli faiz oranlarındaki 0,50 ve 0,75 puanlık indirim kararını, “Merkez Bankası’nın miyopluğu tescil edilmiştir” şeklinde değerlendirdi.
Özdebir, yaptığı açıklamada, ekonomiyi nasıl bir çıkmaza sürüklediğinin farkında olmayan Kurulun bu kararıyla, hatalı para politikasında ısrar ettiğini ve kendi değerlendirmeleriyle çelişkiye düştüğünü ileri sürdü.