Son yasal değişikliklerle sokakta korsan kitap, CD, VCD ve DVD satışının önüne geçilmeye çalışılsa da internet üzerinden müzik, film ve kitap indirme hızla artıyor.
İstanbul Valiliği İl Denetim Komisyonu, 2006 ve 2007 yıllarında 12 bin 732 müzik kasedi, 268 bin 967 müzik CD`si, 1 milyon 337 bin 613 adet film VCD ve DVD`si, 14 bin 490 adet kitap, 1090 kaydedici, 703 bin 523 oyun programı, 7 milyon 548 bin 300 kartonet olmak üzere toplam 9 milyon 886 bin 715 adet korsan materyal ele geçirdi.
Mahkemeler, 2002-2005 yıllarında toplam 800 müsadere-imha kararı verirken, geçen yıl bu sayı 1881`e çıktı. Geçen yıl mahkemelerin verdiği kararlar doğrultusunda, ham madde olarak geriye dönüşümü mümkün olabilecek bir şekilde toplam 60 ton civarında materyal, Milli Emlak Müdürlüğü kanalıyla ihale edilerek satıldı.
İl Denetim Komisyonu, baskınlar sonucunda ele geçen korsan materyalleri koymak amacıyla geçen yılın Aralık ayında 550 metrekarelik bir depo edindi.
-TERÖR ÖRGÜTLERİNE KAYNAK-
İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatandaşların görüntü ve ses kalitesi çok iyi olmayan korsan ürünü ucuz olduğu için satın aldığını belirterek, tüketicinin bilinçlendirilmesi ve eğitilmesinin önemine işaret etti.
Korsan yayınların ülke ekonomisine ve üretime ciddi anlamda zarar verdiğine işaret eden Taşbaşı, bu eğitimin önce ailede ve okulda başladığını söyledi.Taşbaşı, televizyon dizilerinde korsan ürün satanların ve bu ürünü alanların suç işlediğinin anlatılması gerektiğini dile getirdi. Taşbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:
-"TEKNOLOJİK HIRSIZLIK"-
Yapılan yasal değişikliklerle korsanla mücadelede önemli yol alındığını hatırlatan Taşbaşı, günümüzde internet ortamında müzik ve film indirmelerinin çok arttığını, bunun önüne geçilmesinin daha zor olduğunu söyledi.
Bunun "teknolojik hırsızlık" olduğunu belirten Taşbaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnternet ortamında yapılan indirmeleri şifrelerle engellemek mümkün ama Türkiye öyle bir ülke ki her şeyin şifresini kırıyorlar. Korsan satıcıları bu anlamda son teknolojik gelişmeleri çok iyi takip ediyor. Bu nedenle eser sahiplerinin de buna uygun teknolojik gelişmeyi takip etmeleri gerekiyor ama bunlar tabii ki pahalı. Eser sahipleri de korsanlar kadar teknolojiyi yakından takip etmeli."
Bir kitap, CD ve DVD piyasaya çıkar çıkmaz korsanının yapıldığını anlatan Taşbaşı, korsan satışının orijinal eser satışını olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Taşbaşı, "İnsanlar bir işten para kazanmazsa o iş büyümez, gelişmez, yararlı hale gelmez. Para kazandıkça o iş büyüyecektir ve kendi sektörlerine de faydalı hale gelecektir" dedi.
Geçmiş yıllarda bazı yayınevlerinin yaptığı "ucuz fiyata çok sayıda kitap" kampanyasına geri dönülmesinin korsan satışını düşüreceğini belirten Taşbaşı, bunun insanların doğru ve düzgün eser satın almasını teşvik edeceğini söyledi.
-SOKAK KORSANLIĞINDA AZALMA-
Dünyanın başlıca sinema, video ve televizyon şirketlerini uluslararası alanda temsil eden MPA`nın (Motion Picture Association) dünya çapındaki korsanlıkla mücadele programının Türkiye`deki uzantısı olarak faaliyet gösteren AMPEC Genel Müdürü Nilüfer Sapancılar, korsanı orijinalinden ayıran en önemli unsurun bandrol olduğunu ifade ederek, bandrol taşımayan tüm ürünlerin korsan olduğunu hatırlattı.
Yasal değişiklikle artık CD ve DVD`lerin açık yerlerde satılamadığını anımsatan Sapancılar, "Artık fikri hak ürünleri, telife tabi ürünlerin yasalı da korsanı da dükkanlar dışındaki yerlerde satılamıyor. Bunlar görüldüğünde belediyenin ve polisin işlem yapma hakkı var. Bu uygulamalar sonucunda sokak korsanlığında ciddi bir azalma var" dedi.
-"İNTERNETTE YÜKSELEN BİR TREND VAR"-
Günümüzde artık film ve müziklerin internetten indirildiğini belirten Sapancılar, şöyle konuştu:
"İnternette yükselen bir trend var, internetten indirme ve yasal olmayan yollardan paylaşmayla... Özellikle müzik sektörü bundan büyük zarar gördü. Filmler de indiriliyor. Bağlantı hızları yükselince bu tehlike yükselmeye başladı. Şu anda sokak korsanlığı düşerken internet korsanlığında artış var."
Korsan ürün satıcıları hakkında açılan davaların uzun sürmesinden yakınan Sapancılar, uzun süren bu sürecin korsanların lehine işlediğini savundu. Sapancılar, "Bir operasyon sonunda yasal süreç 2 yıl sürüyor, korsancılar da hiçbir şey olmamış gibi işlerine devam ediyor. Çünkü o anda sadece adamın elindeki korsan materyale el koyabiliyorsunuz. Korsan materyal çok kolay üretilebiliyor olması nedeniyle yarım saat sonra operasyon yapılan yerde yine korsana rastlayabiliyorsunuz" diye konuştu.
Sapancılar, korsan materyallerin sinemaya büyük bir darbe vurduğunu ifade ederek, "Korsan olmasa filmlerin izlenme sayısı artar. Çünkü en fazla talep gören ve yapılan korsanlar henüz vizyona yeni giren ya da girmeyen filmler. Özellikle beklenen önemli bir filmse bu ticaret daha da yoğunlaşıyor" dedi.
Türk sinemasının gelişmesindeki en büyük tehdidin korsan olduğunu vurgulayan Sapancılar, "Korsan olduğu müddetçe Türk sinemasının gelişebilmesi mümkün değil" diye konuştu.
Korsan materyallerin satışından elde edilen gelirin yasa dışı örgütleri beslediğini anlatan Sapancılar, korsanın, sektörün ilerlemesine zarar verdiğini, cihazları bozduğunu, insanların sinema izleme kültürünü yok ettiğini ve yasa dışı işlere destek olduğunu anlattı. Nilüfer Sapancılar, tüketicilerden korsan materyallere rağbet etmemesini istedi.
`Tüketici, satanın gariban çocuklar olduğunu, ekmek parası kazanmak için bu işi yaptığını zannediyor. Halbuki böyle bir şey yok. Bunların arkasında çok önemli şeyler var. Hatta zaman zaman emniyetin bulgularında korsandan elde edilen gelirlerin bir kısmının terör örgütlerine dahi gittiği bilgileri yer alıyor. Bu nedenle korsanla mücadelede emniyet, jandarma ve belediye güçlerinin, satan kişilerin fakir insanlar olmadığını, bunların arkasında ciddi kişiler olduğunu ve bunun ülke ekonomisine, gerek vergi, gerek katma değer, gerek üretim açısından ciddi bir kayıp oluşturduğunu anlatmaları gerekiyor."