Yalçıntaş, İTO`nun aylık olağan meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 2007 yılının kayıp, olumsuz geçen bir yıl olmadığını dile getirerek, genel bir ifadeyle 2007`nin ekonomik anlamda eldekinin korunduğu, demokratik anlamda da demokrasi kültürünün güçlü bir şekilde yerleştiği bir yıl olduğunu söyledi.
2002-2006 döneminde Türkiye`nin ortalama yüzde 7 ekonomik büyüme elde ettiğini, bu büyüme nedeniyle de beklentilerin bu oranda gerçekleşmeye başladığını ifade eden Yalçıntaş, dolayısıyla insanlarda bu hedefin dışındaki her şeyin bir durgunluk olarak algılanmaya başladığını belirtti.
Yalçıntaş, 2007`nin en önemli eksikliklerinin başında dövizin düşük değerde olması, reel faizlerin yüksek oranda seyretmesi, enerji ve istihdam üzerindeki vergilerle kayıt dışı ekonominin geldiğini aktararak, "Bu hususlar Türk firmalarının küresel rekabette dezavantajlı bir pozisyonda bulunmasına yol açtıkları için son derece önemlidir" diye konuştu.
İhracatta yaşanan artış oranlarının ve 100 milyar dolarlık psikolojik sınırın aşılmasının önemli bir başarı olduğunu belirten Yalçıntaş, "Tüm bu verileri terazinin iki kefesine koyduktan sonra, cevabımın başında ifade ettiğim hususu görüyorum: 2007, Türkiye ekonomisi için bir kayıp yılı değildir. Bir tekrar yılıdır" dedi.
Yalçıntaş, 2008`den beklediklerine ilişkin olarak da, "2007 gibi 2008`in de bir `tekrar` yılı olmasına tahammülümüz yoktur. 2008 yılı bir atılım ve sıçrama yılı olmak zorundadır" görüşünü aktardı.
Makro ekonomik düzeyde uygulanan politikalarla sağlanan güven ve istikrarın mikro ekonomik politikalarla güçlendirilmesiyle ekonomide yeni büyüme dinamiklerinin harekete geçirileceğini belirten Yalçıntaş, böylece ekonomide büyüme dinamiklerinin harekete geçirilebileceğini söyledi.
Yalçıntaş, "Firmalarımızın verimli çalışmalarını kolaylaştırmak için genel anlamda istihdam yani üretim üzerindeki vergi yükünün azaltılması gerekiyor. Ayrıca uluslararası düzeyde rekabet imkanlarını göz önünde tutan bir döviz kuru politikası izlenmesi, yüksek reel faiz seviyesinin düşürülmesi de beklentilerimiz arasındadır" dedi.
-"FRANSA`YA YÖNELİK ETKİN DİPLOMASİ UYGULANMALIDIR"-
Murat Yalçıntaş, 2008 yılı için söyleyebileceklerini de sıralayarak, 2008 yılında enflasyon hedefi olan yüzde 4`e ulaşılabilmesi için kamu kesiminde azami bir disiplin sağlanması ve yüksek düzeyde seyreden faiz oranlarında Merkez Bankasının gerekli indirimleri yapabileceği ekonomik ortam oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Yalçıntaş, en önemli eksikliklerden birini sektörel stratejiler oluşturulması olduğuna işaret ederek, 2008 yılında imalat sanayi başta olmak üzere kamu tarafından "sektörel stratejiler" oluşturulması ve devlet desteklerinin bölgesel ve sektörel bazda hazırlanarak bu stratejilere paralel uygulanması gerektiğini kaydetti.
İhracatı artan sektörlerde yerli ham madde ve ara malı kullanımının desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçıntaş, şöyle konuştu:
"KOBİ birleşmeleri ve ortaklıkları özendirilmelidir. Sanayi ve hizmet sektörlerinde artan yabancı rekabeti karşısında Türk işletmeleri arasında satın alma, birleşme ve ortaklıklar gibi ölçek ve rekabet gücünü artıracak girişimler özendirilmelidir. Bunun için de başta vergisel unsurlar ile olmak üzere çeşitli enstrümanlar kullanılmalıdır. Çünkü sektörel bazda KOBİ birleşmeleri ve işletme kümeleri desteklenirse, üretimde ve pazarlamada büyük ölçekli faaliyete geçiş kolaylaştırılacak, bu da ekonomiye olumlu olarak yansıyacaktı