İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, kurun geldiği noktada rekabet gücünü ilgilendiren diğer alanlarda iyileştirmeler yapılmasının her zamankinden acil bir hal aldığını belirterek, "Kura bir şey yapılamıyorsa, üretim ve ihracata nefes aldıracak, destek sağlayacak alternatif enstrümanlar süratle devreye sokulabilmelidir" dedi.
İSO tarafından "Sürdürülebilir Rekabet Gücü: Endüstriyel Teknoloji ve İnovasyon" temasıyla düzenlenen 6. Sanayi Kongresi başladı.
Kongrenin açılışında konuşan Küçük, 2002 yılındaki ilk Sanayi Kongresinde, sürdürülebilir rekabet temasının işlendiğini, küresel koşullarda rekabetin giderek bir yarış haline geldiğini ve bu nedenle sürdürülebilir rekabet gücünü tüm kongrelerin kalıcı teması haline getirdiklerini kaydetti.
Küçük, sanayinin hem iç pazarda hem de dış pazarlarda rekabet mücadelesi verdiği küresel koşullarda, sürdürülebilir rekabet gücünü unutmak gibi bir lükslerinin olmadığını belirterek, "Demokles`in tepesinde sallanan, tek bir at kılına bağlı keskin kılıç misali, bu gerçeği daima hatırlamak ve ona göre hareket etmek zorundayız" dedi.
Kongrelerde, sürdürülebilir rekabet temasının yanı sıra her yıl bir alt tema belirlendiğini, bu yılın temasının endüstriyel teknoloji ve inovasyon olduğunu hatırlatan Küçük, Türkiye`nin rekabet mücadelesi verdiği küresel ekonomi içinde Çin ve Hindistan`ın, dünyanın imalat merkezi olma yolunda hızla ilerlediğine dikkati çekti.
Küçük, bu ülkelerin mevcut durumda herşeyi Türkiye`den daha ucuza imal edebildiğini belirterek, "Bugün Çin ve Hindistan yarın diğerleri... Bu tablo bize şunu söylüyor: Bu koşullarda, maliyete ve ucuz işgücüne dayalı rekabet için şansımız yok. Diğer taraftan, küresel koşullarda, kalite ve uygun fiyatın, ayırt edici bir üstünlük olmaktan çıktığını, adeta yarışa katılmanın ön koşulu haline geldiğini görüyoruz. Rekabet üstünlüğüne giden yol, artık, yenilik yapmaktan, inovasyondan geçiyor" diye konuştu.
-"TÜRK SANAYİSİ BİLGİYE DAYALI YAPIYA GEÇİŞİ HEDEFLEMELİ"-
İnovasyonun, üretim zincirinin her halkasını kapsadığını, gelişmiş ekonomilerde büyümenin yarıdan fazlasının inovasyondan kaynaklandığını ifade eden İSO Başkanı, "Türk sanayisi, bilgiye, özel beceriye dayalı bir üretim yapısına geçişi hedeflemek zorunda" dedi.
Küçük, sanayinin ve ekonominin geleceğinin, rekabet gücünü geliştirmekte ortaya konacak performansa bağlı olduğunu ve burada hükümetlerle ekonomi yönetimlerine önemli görevler düştüğünü dile getirerek, her zaman "Devletin yapması gerekenleri devletten talep etmeye devam edeceğiz ama kendi sorumluluklarımızın da farkındayız" dediklerini, bu kongrede de rekabet gücünü artırmak için işletmelerin yapması gerekenler üzerine odaklandıklarını belirtti.
Mevcut durumda, sanayideki üretim ve ihracat artışının, işletmelerin çabası ve fedakarlığıyla yapıldığını, son 5 yılda ekonomide elde edilen kazanımlara karşılık rekabet gücünün iyileştirilmesinde somut mesafeler kaydedilemediğini söyleyen Küçük, yapısal reformlar, istihdam üzerindeki yükler, enerji fiyatları, kayıt dışılık, yüksek kurlar gibi sıkıntılara değindi.
Küçük şöyle devam etti:
"Geçen yıl beşinci kongremizin hemen öncesinde, 2006 Ekim`inde, 158,3 olan TÜFE bazlı reel kur endeksi, 2007 Ekim`inde 188,1`e ulaşmış ve 1980`den bu yana en yüksek seviyeye çıkarak adeta tarihi bir rekor kırmıştır. Bu, 2007 Kasım`ında sanayimizin rekabet gücünün, bir yıl öncesinden daha geride olduğu anlamına gelmektedir. Nitekim, bugün daha çok fabrika kapanma noktasına, işçilerini zorunlu izne çıkarma noktasına gelmiştir. Kurun bugün geldiği noktada rekabet gücünü ilgilendiren diğer alanlarda iyileştirmeler yapılması her zamankinden acil bir hal almıştır. Kura bir şey yapılamıyorsa, üretim ve ihracata nefes aldıracak, destek sağlayacak alternatif enstrümanlar süratle devreye sokulabilmelidir."
Aksi takdirde, üretim ve istihdam alt yapısında ciddi kayıplar ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu kaydeden Tanıl Küçük, rekabetin işletmelerin sorumluluğu olduğunu, ancak üzerinde mücadele verdikleri zemin iyileştirilmeden işletmelerin çabasının sonuçsuz kalacağını dile getirdi.
Küçük, sıkıntıların yanı sıra güçlü yönlerin de bulunduğunu belirterek, Türk bilim adamlarının, üniversitelerinin, sanayi kuruluşlarının, giderek artan, yeni buluş ve yeni ürün haberlerini memnuniyetle takip ettiklerini aktardı.
Tanıl Küçük, "Tüm bunlar, ülkemizini, sanayimizin, ekonomimizin geleceğine duyduğumuz güveni artırıyor. Önündeki engeller kaldırıldığı, yolundaki taşlar temizlendiği takdirde, sanayimizin küresel çapta bir oyuncu olabileceğine duyduğumuz inancımızı güçlendiriyor" dedi