Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Dr. Uygar Özesmi, bir TV kanalına yaptığı açıklamada tahıl fiyatlarındaki artışı değerlendirdi. Dr. Özesmi’ye göre “hükümet iklim felaketlerini engellemek için yağmur duasına çıkmak dışında da işler yapmalı.”
Dr. Özesmi, “Bir yanda kuraklık, bir yanda tahıl fiyatlarındaki yükselmeler, Türkiye’de beklediğimiz değişimlerdi. Bilimsel raporlar, 2 derecelik bir artışla Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz havzasında tahıl ürünlerinin ve yağlı bitkilerin üretiminde %30 oranında bir azalma olacağını yıllardır işaret ediyor. Bugün yaşadıklarımız ise sadece bir alamet, bir işaret. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli de yüzmilyonlarca insanın açlıkla karşı karşıya kalacağını açıkladı.”
“Dünya Bankası ve bir çok Birleşmiş Milletler ülkesi, dünyadaki gıda sorununun çözülmesi, fiyatlardaki ve gittikçe büyüyen çevre sorunlarındaki artışın önlemenmesi için acil ve radikal önlemler alınması gerektiğini açıkladı. 2007 Nisan ayına göre şu anda Dünya’da gıda fiyatları %61 artmış durumda. Türkiye’de de bakliyat fiyatları %30 ila %100 arasında arttı. Dünyada her şey birbirine bu kadar bağlıyken, Türkiye’nin krizden etkilenmemesi mümkün değil. Ne ekonomik anlamda, ne de iklim değişikliğinin etkileri anlamında. Aksine, son derece tehlikeli bir bölgede yaşıyoruz. Ekonomimiz kırılgan, kalıcı bir kuraklık ise kapımızda... Orman yangınları, orman zararlı böceklerindeki artış, hastalık taşıyan canlılardaki artış (örneğin kırım-kongo kenesi), kuzeydoğudaki sel felaketleri de cabası…”

“Şimdi, bütün alametler ortada ama siyasi liderler hala bu sorunu bir bütün olarak görmeyi reddediyor. Yapabildikleri tek şey yağmur duasına çıkmak. Tamam, yağmur duasına çıkmak istiyorlarsa çıksınlar ama çözümler için de bir siyasi irade göstermeleri gerekiyor. İklim değişikliğinin bilimsel nedenleri ortada. Petrol, kömür gibi fosil yakıtlar felaketteki en büyük rolü oynuyor ve hükümet bu yakıtların kullanılmasında hala ısrar ediyor. Hükümet önümüzdeki 12 yıl içinde iklimi değiştiren gazları azaltmak yerine 3 kat arttırmayı planlıyor. Onlarca kömürlü termik santral yapımı onaylandı, kaynaklarımız nükleer gibi pahalı, kirli ve getirisi zayıf bir teknolojiye aktarılıyor. Enerji verimliliğine ve yenilenebilir enerjilere yatırım zayıf. Rüzgar enerjisinin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması gerekiyor. Bu sadece siyasi iradeyle mümkün. Hükümetin görevi bizleri korumak. Bunun için kirli fosil yakıtlara değil, temiz bir enerji sistemine geçiş için yatırı yapmak zorundalar. Güneş, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir enerjilere ve enerji verimliliğine öncelik verilmeli. Hükümket, iklim deşiğikliği konusunda yapıcı ve somut adılar atmalı, enerji devrimini uygulamaya başlamalı ve bir an önce sera gazlarını yarı yarıya azaltmak için somut adımlar atmalı.”
Dr. Özesmi, Greenpeace’in yayınladığı ‘Enerji Devrimi Raporu’ ve ‘İklimi Kurtarma Kılavuzu’na vurgu yaparak hem hükümetin hem bireylerin iklim değişikliğine karşı daha sorumlu davranmaları gerektiğini vurguladı