
Sultanahmet Meydanı’ndan Ahırkapı’ya doğru yaklaştıkça duyulan müzik sesi sizi heyecanlandırmaya başlıyor. Günlerden Hıdrellez ve Ahırkapı’dayız. Bilmeyenler için hemen anlatalım. Sultanahmet ve Ayasofya arasından Marmara’ya doğru ilerlerseniz yol sizi Cankurtaran ve Ahırkapı`ya götürecektir. Tipik eski İstanbul semtlerinde yürümeyi, bulunmayı özlemiş binlerce İstanbullu Hıdrellez şenlikleri için oradaydı. Ve tabiî ki bizde…
Şenlikler dışında da tarihi yarımada sokaklarında yürümeyi seven biri olarak Hıdrellez şenliklerinde o dar sokaklarda o kadar insanı görmekten ilk başta ürktüm. Sonra insanların bir araya gelmesinden sadece valiler ve başbakanların korktuğunu hatırlayıp kendimi akıntıya bıraktım.
Her köşede başka bir orkestra, her köşede başka bir keyif zaten sizi anında büyülemeye yetiyor. Organizasyonun sağlam ve titiz ellerde olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Yiyecek ve içecek ihtiyacı, hem organizasyon tarafından satılan kuponların stantlarda takası ile, hem de Ahırkapı ahalisinin tezgâhlara çıkardıkları ile sağlandı. Bu arada ahalinin sunduğu yiyecek içecek hizmetlerinden yararlanmak üzereyken, ekmek arası sucuk sayısı yeterli değil diye pazarlık ederseniz, çingene satıcıdan “Sende bizdensin herhalde hadi verelim bir sucuk daha.” diye laf da yiyebiliyorsunuz.
Duvarların ve ağaçların nahıllara dönüşüp hıdrellez dilekleri ile kaplanmış görüntüsü ve birbirine karışan klarnet, trompet ve davullar mahallenin kadim kokusu ile birleşince zaten hıdrellez coşkusuyla kaplanmış bünyenizi yavaştan sarhoş ediyor. Zaten başka şansınız yok. Yani ilerleyen zamanlarda bira kuyruklarına girmek, orada beklerken yaşlanabilirsiniz izlenimi verdiği için, dediğim şekilde sarhoş olmanız en iyisi.
Yüzlerce güzel ve iyi insanın arasında bir hıdrellez yaşadığım için oradaki herkese ve organizasyonu tertip edenlere teşekkür etmek istiyorum. Hepsi iyi ve güzel insanlardı derken ciddiyim. Bu kadar kalabalık bir grupta kavga, itişme, hırsızlık ve taciz olmadı çünkü. En azından benim ve zaman zaman rastladığım çeşitli arkadaşlarımın hiç birinden böyle bir olay işitmedim. Ve İçeride hiç polis görmedim. Demek ki kalabalıklar polisle güdülmek zorunda değilmiş.
Belki de Hızır’ın hikmetidir belli olmaz.. Çünkü:
Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir.
Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder.
Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.
Dertlilere derman, hastalara şifa verir.
Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.
İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.
Uğur ve kısmet sembolüdür.
Mucize ve keramet sahibidir. ..
Nacizane Tansel Akdan fotoğrafları ile...





