Haber 34 - İstanbul Haberleri - İstanbul Yaşam
Anasayfa Güncel Spor Kültür&Sanat Yaşam İlçeler Etkinlik Mekan
 
İstanbul > Yaşam > Moda

"Etcetura" Geleceğin Modası

"Etcetura" Geleceğin Modası
Ezra ve Tuba Çetin kardeşlerin Canan Bolak`la yarattıkları Etcetura`nın 1950`lerden geleceğe uzanan bir masaldan yola çıkan yeni koleksiyonu pozitif düşüncenin gücünü vurguluyor

11.01.2008 18:10

Puan : 2.4/5 (7 kere puan verildi)

Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle | Facebook'a Ekle | Technorati | Digg | Delicious | Google | Yahoo | Stample Upon | Reddit | Mixx

Ezra ve Tuba Çetin kardeşlerin Canan Bolak`la yarattıkları Etcetura`nın 1950`lerden geleceğe uzanan bir masaldan yola çıkan yeni koleksiyonu pozitif düşüncenin gücünü vurguluyor

Ezra ve Tuba Çetin`in moda serüveni 13-14 yaşlarında, ailelerine ait tekstil fabrikasının bir köşesinde vatka dikerek başladı. Evin içinde koşuşturan asistanlar, oradan oraya uçuşan kumaşlar, boncuklar derken modayla ilgilenmemeleri imkansızdı. Ezra bir ara ressam olmaya karar verse de, iki kardeş 2003 yılında "başka" türlü giyinmek isteyenlerin adresi Bashqua markasını yarattı.
Bu serüveni bir "deneme platformu" olarak gören Çetin kardeşlerin 2006 yılında marka ve perakende uzmanı Canan Bolak ile ortaklaşa kurdukları Etcetura ise "zamansız ve mekansız tasarımlar"la dünya butiklerinde bile yer bulmaya başladı.
Farklı tasarımları, teknolojik kumaşları ve modaya sanatsal yaklaşımlarıyla dikkat çeken Ezra ve Tuba Çetin kardeşler, "Etcetura Super Hero" ismiyle çıkardıkları yeni 2007 yaz koleksiyonuyla sizi pozitif düşüncenin "sır"rını keşfetmeye çağırıyorlar. "Bir dilek tutup buna gerçekten inandığımızda imkansız diye bir şey olmadığını düşünüyoruz" diyen "çetin ceviz"lerin dileği bir markada şekillendi bile. Siz daha ne bekliyorsunuz?

Modacı bir aileden gelip de modaya yönelmek kaçınılmaz bir durum muydu sizin için?
Ezra Çetin: Ben Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım`dan sonra, Marmara Güzel Sanatlar Resim Bölümü`nü bitirdim. Ressam olmak istiyordum ama aynı zamanda heykel ve seramik dersleri de aldım. Yani komple bir sanatçı olmak istiyordum. Bu arada yurtdışına gittim. Hem mesleğimde gelişmek hem de para kazanmak için tasarım yapmaya başladım.
Tuba Çetin: Ben de Bilkent Üniversitesi Resim Bölümü`nden sonra Yeditepe Üniversitesi Moda Tekstil Bölümü`nden mezun oldum. Herkes resme yönlendirmeye çalışsa da ben hedefimi baştan koymuştum. Modacı olmak istiyordum. Tekstili çok seviyordum. Yaptıklarımı insanların üzerinde görmek, bunları satmak bana çok çekici geliyordu.
Mezun olur olmaz çeşitli markalarla çalışmaya başladım. Victoria`s Secret, Tommy Hilfiger gibi markaların iç giyim tasarımlarını yaptım. Çeşitli Türk markalarıyla da çalıştım. Daha sonra Ezra ile birlikte çalışmaya başladık.

İlk markanız başka, farklı olmayı ifade eden Bashqua`dan sonra 2006 yılında Etcetura markasını yarattınız. Çizginizi nasıl tanımlarsınız?
Tuba Ç.: Biz markamızın çizgisini "luxury street wear" yani lüks sokak giyimi olarak adlandırıyoruz. Aynı zamanda da zamansız ve mekansız tasarımlar yapıyoruz. Yaptığımız kıyafetleri günün her saatinde ve her yerde giymeniz mümkün. Mesela işe giydiğiniz bir kıyafeti, akşam ufak bir aksesuvar değişikliğiyle kokteyle de giyebilirsiniz.

Bashqua tek tip giyinen kişilere alternatif olarak "başka"lık yaratmak, kalıpları kırmak amacındaydı. Etcetura`nın amacı ne? Bu isim nereden çıktı?
Ezra Ç.: Etcetura, Ezra-Tuba-Canan`ın başharflerinden oluşuyor. ETC de İngilizce etcetera yani vesaire demek. Biz de konuşurken Türkçe okunuşu da kolay olsun diye markanın adını Etcetura koyduk. Eski markamızda deneyimsizliğimiz şuradaydı: Hayallerimizi bir pazarlama ekibiyle paylaşmıyorduk.
Şimdi askıya çıkmadan önce koleksiyon konseptlerimizi bir pazarlama ekibiyle paylaşıyoruz. Neyin kaç adet satacağını onlar söylüyor. İtalyan danışmanlarımız var. Artık daha profesyoneliz. Bu sayede İtalya, İspanya, Japonya ve birçok Avrupa ülkesinde butik ve mağazalarda satışa girdik.

"Yeni koleksiyonu beş dakikalık bir filmle tanıtacağız"

Her koleksiyonunuzda ayrı bir tema işliyorsunuz. Bunlar birbirini takip eden, iç içe geçen temalar mı?
Tuba Ç.: Evet, temalar birbirini takip ediyor. Bundan evvelki kış koleksiyonumuzda annemizin doğum yılı olan 1950`yi konu almıştık. 2007 yaz koleksiyonumuzda da yine 50`lerden yola çıkıp geleceğe uzanan bir masal yarattık. 2007`den sonra yaşayacak iki insanın buluşmasını anlatan bir temamız var. Hikayeler birbirini takip ediyor yani.
Ezra Ç.: Bu koleksiyon için bir masal yazdık. 1950`lerde yaşamış Yvonne isimli Fransız bir kadın Paris`te yaşadığı bir Türkle evleniyor ve Beyoğlu`nda tarihi bir binaya gelin olarak geliyor. Fakat bu aşk hikayesi çok acıklı bitiyor. Eşinin kendisini aldatmasıyla Yvonne genç yaşta hastalanarak ölüyor.
2007`den sonra da Beyoğlu`nda bir gece kulübünde genç bir çocuk kriz geçirip ölüyor. Aşk ve sevgi ile karşılaşmamış biri bu. Ancak bu iki ruh öldükten sonra, Yvonne`un öldüğü çatı katında üç modacının verdiği bir davette bir araya geliyor. Tabii ölü oldukları için hiçbir şeye dokunamıyor, hissedemiyorlar. Ancak aşık oluyor ve birkaç dakikalığına da olsa birbirlerine dokunabilmek için dilek diliyorlar. Ve imkansız dilekleri gerçekleşiyor.

Şu an çok popüler olan "Sır" adlı kitaptan etkilenmiş gibisiniz. Neyi dilersen gerçekleşir diyorsunuz sanki...
Ezra Ç.: Biz şunu anlatmaya çalıştık. İnsan hayatta olduğu gibi ölümde de seçeneklerle karşılaşıyor. Ölüp gitmeyi ya da kalmayı seçebiliriz. Kalmayı seçersek İstanbul`daki martılar ruhumuza hem koruyuculuk hem de kılavuzluk yapar ve yeterince inanırsak her dileğimiz gerçekleşebilir. Günümüzde en çok ihtiyacımız olan şey bu. Pozitif düşünmek ve dilek dilerken doğru şeyleri isteyebilmek.
Etrafınıza bakın, herkes ne kadar mutsuz olduğunu söylüyor. Hep negatif şeylerden bahsediyor. Halbuki bu şehir o kadar güzel bir şehir ki. Pozitif düşünüp ne kadar güzel bir gün diye yataktan kalkmayı başarırsak, bugün çok güzel geçecek dersek, bize kaba davrananlara affedici yaklaşabilirsek, iyi şeylerle karşılaşma dilekleri tutabilirsek bunlar gerçekleşir ve çok daha mutlu olabiliriz. Bu bakış açısı bize annemizden gelen bir şey.

Yarattığınız bu hikayeyi bir çizgi roman projesine dönüştürdünüz. Bu hayali karakterleri yapacağınız bir sergide görme fırsatımız olacak değil mi?
Ezra Ç.: Evet. Hikayede geçen partide de herkes Etcetura giyiyor olacak. Biz zaten defile yapmıyoruz. Kendimizi defilelerle ifade etmek istemiyoruz. Onun yerine her koleksiyon için klip tadında filmler çekiyoruz. Ciddi bir film ekibiyle çalıştıktan sonra bunları kanallarda yayımlıyoruz.
Bir dahaki performansımız biraz daha değişik olacak. Koleksiyonun hikayesini beş dakikalık kısa bir film haline getiriyoruz. Önümüzdeki ekim ve kasım ayında da iki farklı sergimiz olacak. Bir platform olarak paylaşılacak bu. Bunun içerisinde Nurus, fotoğrafçı Ahmet Ferah, ressam Murat Aksoy var. Bu ekip bir araya gelerek bir kavramsal sanat çalışması yapacak.

"Teknolojiyle iç içe olmak şart"

Koleksiyonun önemli bir özelliği de çok özel ve son teknoloji ürünü kumaşların kullanılıyor olması...
Ezra Ç.: Doğru. Çünkü artık dünyada herkes tasarım yapıyor. Öne geçebilmek için teknolojik kumaşlara yönlenmeye karar verdik. Zaten uzun zamandır birçok fabrikada kumaş araştırma-geliştirme çalışmaları yapıyorduk. Bunları hayata geçirmeye başladık. Zaten dört yıldır organik kumaş kullanıyoruz. Şimdi daha da teknolojik kumaşlara geçiyoruz.
Reflektörlerle yaptığımız kumaşlar, vücut ısısıyla değişen kumaşlar, kanserojen madde içermeyen boyalarla yapılan çevreci kumaşlar var. Ayrıca doğal tabaklamalı yıkanabilir deriler, ince tel alaşımlı taftalar, metalik kaplamalı kumaşlar kullanıyoruz. Ekimde bir de mücevher koleksiyonumuz çıkıyor. Tamamen değerli taşlardan oluşacak bu koleksiyon. Mücevher için de özel teknikler geliştirdik. Dünyada sağlam bir yere sahip olmak yetmiyor. Tasarımın yanında teknolojiyle iç içe olmak şart



Yorum Yaz
 
Etiketler : » etcetura » moda » yaşam » modacı » tasarım » ezra ve tuba çetin » ezra ve tuba çetin kardeşler » ezra çetin » tuba çetin » defile » otomotion » doğuş » doğuş otomotion » canan bolak

 ADnet Reklamları  
Siz de reklam verin  
Moda
Wmagazine`de İstanbul Fotoğrafları
Sarar`da İndirim Vakti
12. Uluslararası İstanbul Moda Fuarı
Elektrik Zammı Modayı Vurdu
Galatamoda Festivali Başlıyor
Yaşam
İstanbul`da Her Yıl 6 Bin Beş Yüz Kişi Verem Oluyor
Beck’s ile Dünya Mutfakları’nda October Fest tatları
Evinizde Darülaceze Sakinlerine İftar Vermek İster misiniz ?
"Nükleer Santral Kurmalarına İzin Vermeyelim"
Cumhuriyetin İlk Sivil Uçuşunun 78. Yılı
Artık Premature Bebeklerinde Bezi Var
Tiryakiler Brokoli Yesin
Dünyanın En Pahalı Seri Üretim Otomobili İstanbul`da
Hamsiye Niyet Orkinosa Kısmet
"Bayer Genç Çevre Elçisi Programı"
Ramazan
Electo World`den İstanbul`a 3. Mağaza
İstanbul’da Ramazan Programı Devam Ediyor
Mevsimsel Depresyon
Sırt Çantaları ve Bel Ağrısı
Sultanahmet`de Ramazan Çoşkusu 2008`de de Devam Ediyor
Ramazan`da Öğün Tavsiyeleri
Ramazanda Cami Gezileri
Vira Bismillah !
Ramazan Başlıyor
İstanbul Canlı Kamera - İstanbul Haritası - İstanbul Namaz Vakitleri - İstanbul Firmaları - İstanbul Nöbetçi Eczaneler
Site Haritası - Yeniler - En Çok Okunanlar - En Çok Puan Alanlar
RSS - Technorati Favorilerime Ekle

Anadolu Ajansı
Sitemiz Anadolu Ajansı Abonesidir.
Tüm hakları saklıdır. © 2007
Yazılım ve İçerik EJDER