|
Törende konuşan İsrail`in İstanbul Başkonsolosu Mordehai Amihai, yaklaşık 90 yıl önce genç bir öğrenciyken bu mütevazı evde kalan David Ben Gurion`un, o zamanın İstanbul`undaki Musevi cemaatinde çok tanınan biri olmadığını, ancak o zaman Musevi milli mücadelesini başlatıp, halkı nasıl yönlendireceğini çok iyi bildiğini ifade etti.
Ben Gurion`un, Osmanlı kültürünü, Türk halkını çok iyi bilen ve Türk kültürü üzerine çalışan biri olduğunu belirten Amihai, Ben Gurion`un Atatürk`ten çok etkilendiğini hiçbir zaman saklamadığını kaydetti.
Mütevazı evinin, Ben Gurion`un kişiliğini çok iyi yansıttığını vurgulayan Amihai, "Ben Gurion, çok mütevazı bir insandı. Kendisi için bir şey istemezdi. Sadece halkı için çalıştı ve başardı. Ona minnettarız. İsrailliler için burası çok önemli bir yer haline gelecek. İsrail`in kurucusunun İstanbul gibi bir yerde yaşadığını bilmek tüm İsrailliler için çok önemli" diye konuştu.
Ben Gurion Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nathan Aridan da Ben Gurion`un İstanbul`a gelerek hukuk öğrenimi gördüğünü hatırlatarak, bunu, İstanbul`un tüm insanlar için önemli bir yer olmasına bağladı.
Ben Gurion`un İstanbul`dan çok etkilendiğini anlatan Aridan, Ben Gurion`un Türkiye`nin barış için yapacağı katkılar olduğunu o zaman fark ettiğini ve İsrail ile Türkiye arasındaki dostluğu geliştirmek için çalıştığını kaydetti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. Erman Tuncer de böylesine büyük bir devlet adamının İstanbul`da yaşaması ve eğitim görmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Türkiye`nin İsrail`i tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlattı.
Tuncer, "Bugün Orta Doğu`da barışa, Osmanlının anlayışına ihtiyacımız var. Osmanlı döneminde havra, kilise ve cami bir arada yaşamıştır" dedi.
Erman Tuncer, gerek Atatürk`ün, gerekse Ben Gurion`un kurduğu iki ülkenin dünyaya barış getirmek için birliğe ihtiyacı olduğunu, Arapları da içine alan bir barışın yeniden sağlanmasına İsrail, Filistin ve Irak`taki çocukların daha çok ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da Beyoğlu`nun, tüm dinler ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir ilçe olduğunu ve bu özelliğiyle tüm dünyaya örnek teşkil ettiğini söyledi.
Beyoğlu`nda yaşamış birçok önemli insan olduğunu vurgulayan Demircan, Beyoğlu Belediyesinin 150. yılını kutladıkları bu yılda, içinde önemli insanların yaşadığı 100`den fazla binaya plaket asacaklarını bildirdi.
Konuşmaların ardından, Ben Gurion`un, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim gördüğü 1911-1913 yıllarında kaldığı ve daha sonra müzeye dönüştürülen eve plaket asıldı.
Törene, Türkiye Musevileri Hahambaşı İshak Haleva, 500. Yıl Vakfı Başkanı Jak Kamhi ve Türk-İsrail İş Konseyi Başkanı Ekrem Güvendiren de katıldı.
Törenin ardından Karaköy Schneidertempel Sanat Merkezinde, Ben Gurion`un İstanbul`daki yaşamını anlatan fotoğraflardan oluşan sergi açıldı
Kaynak : Anadolu Ajansı |