Doğanın baharda ‘canlanışı’, dünyanın her yerinde yaşayan insanlar tarafından, çeşitli şekillerde kutlanır. Hıdırellez de tüm Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlardan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır Günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları ve insanlara iyilik ve bereket dağıttıkları gün olması nedeniyle kutlanıyor. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında ‘Hıdırellez’ şeklini aldı. Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu, ya da peygamber. Ancak Hıdırellez Bayramı’nı ve Hızır düşünüşünü tek bir kültüre mal etmek olanaksız. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Balkanlar ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde Hıdırellez özel bir gündür.
Geleneklerle Hıdırellez
Hıdırellez kutlamaları genel olarak yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılır. Özellikle Balkan ülkelerinde Hıdırellez’de kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır. Hıdırellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılır. Yiyecek kaplarının,
ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, Hıdırellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yaparlarsa Hızır’ın kendilerine yardım edeceğine inanırlar. Hıdırellez’den bir gece önce bahtını denemek ve kısmetlerinin açılmasını sağlamak isteyen genç kızlar, yeşillik bir yerde veya bir su kenarında toplanırlar. İçinde su bulunan bir çömleğe kendilerine ait yüzük, küpe, bilezik gibi şeyler koyarak ağzını tülbentle bağladıktan sonra bir gül ağacının dibine bırakırlar. Sabah erkenden çömleğin yanına gidilir. Çömlektekiler çıkarılırken bir yandan da maniler söylenir. Maniler, eşyanın sahibi hakkında yorumlar içerir. Akşam saatlerinde ise mahalle aralarında yakılan büyük ateşlerin üzerinden atlanılır. Atlarken dilek tutmak adettendir. Hıdırellez sabahı anne ve babalar çocuklarını uykudan erken kaldırmak için ‘kalkın’ demezler ‘uçun, uçun’ derler.
Hıdırellez sabahı insanlar uykudan yeşil dallarla uyandırılır. Meyve vermeyen ağaçlar Hıdırellez günü baltayla korkutulur (Ağaçların korkup meyve vereceğine inanılır). Hıdırellez günü, uyku uyunmaz. Uyunursa bütün yılın uykuda geçeceğine inanılır. Aynı nedenle Hıdırellez günü kavga da edilmez.
Dilek geleneği Nahıl’la devam ediyor.

Ahırkapı tarihi Ahırkapı İstanbul’un en eski semtlerinden biri. Efsane bu ya; İmparator Maksimianos döneminde Mısır’da öldürülen Aziz Minas ve diğer iki azizin denize atılan sandukaları, bir melek yardımıyla Ahırkapı kıyılarına kadar gelmiş. İlahi bir işaretle sandukaların bulunduğu kıyıya gelen dönemin patriği, sandukaların üstünde bir ışığın yükseldiğini görmüş. Sonra da azizlerin anısına burada adı Minas Kilisesi olan bir ibadethane yaptırılmış. 1800’lü yıllarda Samatya’da yapılan Minas Kilisesi ise halen ayakta. Osmanlı döneminde sarayın ahırlarının burada olmasından dolayı bölge, ‘ahır kapısı’ olarak anılır olmuş. Topkapı Sarayı’nın boşaltılmasıyla birlikte ıssızlaşan mahalleye 1850’lerden itibaren Romanlar yerleşmeye başlar ve semt 9/8’lik müziklerle tekrar hayat bulur. Müzisyenlerin yaşadığı Ahırkapı, Balat’taki Lonca mahallesiyle birlikte ‘açık hava konservatuvarı’ diye anılır olur. Romanlar’ın sur içinde yerleşik hayata geçmesi, İstanbul’da asırlardır kutlanan Hıdırellez’e de ‘can’ katar. Armada Otel’in sahibi Kasım Zoto’nun öncülüğünde ilk kez 1997’de Kutsi Erguner’in konseriyle mahallede bir Hıdırellez kutlaması düzenlenir. Her yıl genişleyen kapsamı ve katılımcısıyla şenlik bugün İstanbul’un parmakla gösterilecek festivallerinden biri haline gelir.
Kültür Mirası’na aday
Şenliği başlatan Kasım Zoto ve Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı Ahırkapı Şenlikleri’nin Dünya Kültür Mirası’na girmesi için çalışmalara başladı. Eğer İstanbul, Kültür Mirası’ndan çıkmazsa, Ahırkapı’nın şansı yüksek.sokakları ‘oynatacak’ müzik grupları:
•Ahırkapı Büyük Roman Orkestrası
•Ahırkapı Küçük Roman Orkestrası
•Ahırkapılı Pire Mehmet ve Roman Orkestrası
•Babaeski Roman Orkestrası
•Buzuki Orhan Osman ve Balkan Topluluğu
•Göksenin İleri - İstanbul Şarkıları Grubu
•Koçani Orkestar
•Lüleburgazlı Küçük Hasan ve Tamer Kum
•Makedon Folk Orkestrası
•Mısırlı Ahmet Ritim Akademisi
•Sefarad Sami
•Semaver Kumpanya,
•Tanyeli Dans Akademisi
•Trakya All Stars
şenlik alanları
Bu akşam Hıdırellez kutlamaları
5 ayrı alanda yapılacak.
1) Eminönü Belediyesi Sosyal Tesisleri
2) Armada Garaj – Efes Etkinlik Alanı
3) Anadolu Folk Topluluğu Etkinlik Alanı
4) Kalyon Otel Etkinlik Alanı
5) Cankurtaran Otoparkı
Roman kızları hünerlerini gösteriyor.

Ulaşım nasıl gidilir?
Bakırköy’den gelenler
Eminönü’nden sonra sahil yolunu takip ederek Sarayburnu otopark alanına girip, 20 dakika yürüyerek Ahırkapı’ya ulaşabilirler.
Beşiktaş yönünden gelenler
Eminönü’nde Yeni Ticaret Odası’nın yanındaki belediye otoparkına
(kapasite 500 araç) araçlarını bırakıp, Sultanahamet’e kadar tramvay ile çıkıp Ahırkapı’ya 5 dakikada yürüyerek ulaşabilirler.
Kadıköy- Üsküdar’dan gelenler
Üsküdar–Eminönü vapuru veya motoru ile geçenler ile Kadıköy–Eminönü vapuru ile gelenler, ister Zeytinburnu tramvayı ile Sultanahmet’e gelip, Ahırkapı’ya 5 dakikada yürüyerek ulaşırlar, ister Cankurtaran’a kadar (1 durak) tren ile seyahat ederler.
nasıl dönülür?
1) Kabataş-Zeytinburnu tramvayı, Kabataş -Taksim füniküler hattı ve Taksim-4. Levent metrosu ile Kabataş–Üsküdar deniz motor seferleri saat 01:30’a kadar uzatılmıştır.
2) Sahil yolunda Akbıyık otobüs duraklarından saat 22:00’den itibaren her yarım saatte bir Aksaray ve Eminönü (tramvay bağlantılı) istikametine saat 01.00’e kadar otobüs seferleri düzenlenmiştir.