Yalçındağ, 7. Teknoloji Ödülleri ve Kongresinin kapanışında yaptığı konuşmada, nano teknoloji, biyo teknoloji ve nano biyoteknoloji alanlarının başta endüstriyel yenilikçilik, sağlık ve çevre olmak üzere toplum ve ekonomi üzerinde önemli etkileri olduğunu ve bu konulardaki yatırımların hem sosyal hem de ekonomik hayatta önemli bir katkısı olduğunu söyledi.
Bu teknolojilerin sağlık, ilaç, tarım, enerji, hayvancılık gibi bir çok sektörde kullanılması ve bu sektörlerdeki üretim kapasitesinin artırılmasının, Türkiye`nin küresel rekabetteki gücüne de pozitif etki yaptığını dile getiren Yalçındağ, "Küreselleşmeyle beraber, maliyet avantajı olan üretim sektörleri daha çok gelişmekte olan ülkelere kaydı. Gelişmiş ülkeler ise hizmet sektöründe veya bilgiye dayalı sektörlerde, daha fazla katma değer yaratan sektörlere yatırım yaptı" diye konuştu.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) bir çalışmasına göre, AB`de ve ABD`de Ar-Ge`ye yapılan yatırımların kamunun itici gücüyle gerçekleştiğini aktaran Yalçındağ, Türkiye`de de kamunun Ar-Ge`ye özel sektörden daha fazla yatırım yaptığını söyledi.
Yalçındağ, 2002 yılında toplam Ar-Ge harcamaları içinde yüzde 41,3 paya sahip olan özel sektörün, 2005 yılında bu oranı yüzde 43,3`e yükselttiğini ve bu 2 puanlık artışın 546 milyon YTL olan özel sektör Ar-Ge harcamalarının 1 milyar 298 milyon YTL`ye yükselmesine tekabül ettiğini kaydetti.
-"TEKNOLOJİ İHRACATINDA BELİRGİN BİR ARTIŞ VAR"-
Dünya Rekabet Yıllığına göre, Türkiye`nin yaptığı teknoloji ihracatında belirgin bir artış olduğuna dikkat çeken Yalçındağ, 2005 yılında 815 milyon dolar teknoloji ihracatı yapılırken, 2006`da bu rakamın 1 milyar 64 milyon dolara yükseldiğini belirtti.
Yalçındağ, AB`nin de bilgiye dayalı en rekabetçi ekonomi olma yolunu benimsediğini ve Lizbon Stratejisi çerçevesinde bu misyona ulaşmak için çerçeve program oluşturduğunu, ortak bir fon yarattığını ifade ederek, "Türkiye`nin de bu ortak fona başvurarak, daha fazla kaynak almasını ilerleyen yıllarda ümit ediyorum" diye konuştu.
AB`nin yaptığı çerçeve programlarının dikkat çeken iki noktasının, KOBİ`lere ağırlık vermek ve kamuyu, özel sektörü ve akademiyi bir araya getirmek olarak sıralayan Yalçındağ, şunları kaydetti:
"Biz de Türkiye olarak, eğitime, teknolojiye, bilime ve inovasyona daha fazla yatırım yapmalıyız. Bilgiye dayalı bir toplum olursak ancak katma değerimiz yükselecektir ve arzuladığımız ilerlemeyi hem sosyal anlamda ilerlemeyi, hem ekonomik anlamda ilerlemeyi gerçekleştirebiliriz. Dileğimiz, bir an önce inovasyon, teknoloji ve araştırma, geliştirmeye yapılacak yatırımları teşvik edecek politikaların benimsenmesidir."
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Yücel de, kaynak zenginleşmesinin bilgiye yapılacak yatırımla sağlanacağını ifade ederek, bu konuda göz önünde tutulacak unsurları, üniversite, kamu ve özel sektör işbirliği, fikri mülkiyet hakları, insan kaynakları şeklinde sıraladı.
Yücel, AB`nin 2010 yılında gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki Ar-Ge harcaması payının yüzde 3 yükselmesinin beklendiğini, bunun da 700 bin yeni araştırmacı ihtiyacı meydana getireceği şeklinde hesaplandığını aktardı.
Bilim, teknoloji ve inovasyon için kullanılan en önemli göstergelerden birinin Ar-Ge harcamalarının GSYİH hasıla içindeki payı olduğunu belirten Yücel, bu payda yüzde 1 oranının bir eşik olarak kabul edildiğini söyledi.
Yücel, Türkiye`deki Ar-Ge harcamalarının, GSYH içindeki payının 2005 yılında yüzde 0,79`a yükseldiğini kaydederek, günümüzde olmasa da yakın bir gelecekte yüzde 1 eşik değerinin aşılmasının beklendiğini ifade etti.
-"EŞİK DEĞERİ GEÇEN PROJE SAYISI YÜZDE 85 ARTI"-
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkan Vekili Prof. Dr. Nükhet Yetiş ise, Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payının 2007 yılında binde 9`ların üzerine çıktığını tahmin ettiklerini söyledi.
Yetiş, binde 6 ile binde 8 arasındaki farkın bu alana 2 milyar dolar ekstra kaynak aktarıldığını gösterdiğini anlatarak, bunun süreklilik arz ettiğini, 2005`ten beri kamu kaynaklarının sürekli bu alana aktarıldığını dile getirdi.
Bu kaynakların kullanımına bakıldığında da 2003 yılında, yüzde 60`ı üzerinde üniversiteler, yüzde 24`ler civarında özel sektör ve kalanın da kamu sektörü olduğunu ifade eden Yetiş, 2005 yılında özel sektör payının yüzde 11 oranında artığını, bu artışın Ar-Ge`ye ayrılan kaynakların 2,6 kat artırılması anlamına geldiğini belirtti.
Yetiş, "Hangi yasa çıkarılırsa çıkarılsın, ne teşvik yapılırsa yapılsın, sanayicinin bu konunun hayati olduğunu hissetmediği durumda çabaların boşa gidebileceği" görüşünü aktardı.
7. çerçevenin ilk yılında, 6. çerçevenin ilk yılına göre eşik değeri geçen proje sayısının yüzde 85 artığını, çok düşük puan alan proje sayısının da yüzde 85 azaldığını aktaran Yetiş, bunun proje niteliğinde önemli gelişmeler demek olduğunu bildirdi.
-7. TEKNOLOJİ ÖDÜLLERİ-
Konuşmaların ardından, TÜSİAD, TTGV ve TÜBİTAK`ın ev sahipliğinde bu yıl 7. kez gerçekleştirilen teknoloji ödülleri sahiplerini buldu.
`Büyük ödül", "başarı ödülü" ve "nano teknoloji, biyo teknoloji ve nano biyoteknoloji özel ödülü" dallarında toplam 8 proje sahibine, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Yücel, TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Nüket Yetiş tarafından ödülleri verildi.
Teknoloji büyük ödülünü, Aselsan, "ASELFLIR-300T, saldırı helikopteri çok sensörlü entegre hedefleme sistemi" projesi ile, jüri özel ödülünü Vestel, "Pixellence TFT LCD TV" projesi ile aldı.
Teknoloji başarı ödülleri ise, "Merkezi kaydi sistem" projesi ile "Merkezi Kayıt Kuruluşu"na, "gemi komuta kontrol sistemi yazılımı" projesi ile Milsoft Yazılım Teknolojilerine, "Çok renkli iplik boyama makinası" projesi ile Proses Makine`ye verildi.
Jüri özel ödülünü, "İris 11 - FED tekstil boyama bilgisayarı" projesi ile Eliar Elektronik alırken, onur ödüllerini, Ulusal Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü, "Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Projesi" ile Dr. Utkan Demirci, "dünyanın geri kalmış yerlerindeki HIV/AIDS sağlık sorunları için CD4 ucuz, tek kullanımda atılabilir biyonano çip" projeleri aldı.
Teşvik ödülü de, BioLab/Obitek`e, "gen tabancası tasarım ve üretimi" projesi ile verildi.