İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Kemal Akar, 3. Boğaz Köprüsü`nün 1/100.000`lik Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000`lik Nazım İmar Planı`nda bulunmadığını belirterek, "Merkezi Hükümet`in köprü kararını inatla İstanbul`a dayatmaması gerekiyor" dedi.
Büyükşehir Belediyesinin 2008 yılı bütçesinin ele alındığı Meclis toplantısında grubu adına konuşan Akar, 12 bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip Büyükşehir Belediyesinin performans programı ile bütçe kitapçığı yan yana getirildiğinde çok ciddi çelişkiler olduğunu savundu.
Akar, bütçe kitapçığında arsa satışından 670 milyon YTL, performans programında da 370 milyon YTL gelir öngörüldüğünü, benzer durumun birçok kalem için geçerli olduğunu söyledi.
2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul`a gelen turist sayısının artırılması için yoğun çaba harcandığını, ancak yemek yenilen yerlere getirilen içki yasağının bu hedef ile bağdaşmadığını dile getiren Akar, "İçki içilen eğlence mekanlarına kısıtlama getirilirse, turizm iddiamızla bu düşünce çelişir. Bu yasakçı zihniyetten vazgeçilmesi gerekiyor" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde İETT ve İSKİ dahil 26 bin çalışan bulunduğunu, bunun 9 bin 987`sinin memur, 14 bin 708`inin de işçi olduğunu belirten Akar, "İnsan odaklı bir çalışmayı hedefliyorsak, bu insanların yaşam kalitesini yükseltmemiz lazım. Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye`deki tüm belediyelere örnek olarak nasıl işçilerle toplu sözleşme yapıyorsa, memur sendikalarıyla da memurların haklarını güvence altına alacak toplu sözleşme yapmalıdır" diye konuştu.
-"İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR KULÜBÜ SATILSIN"-
Akar, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, Turkcell Süper Lig`e çıkan spor kulübüne sürekli para aktardığını da savunarak, "Önerim, henüz bu kulüp Süper Lig`de iken satılmalı ve elde edilecek para da amatör spor kulüplerine verilmeli. Büyükşehir Belediyesine ait spor tesisleri de kulüplere ve halka açılmalı" görüşünü dile getirdi.
Depreme yönelik yapılan çalışmaların yetersizliğini de eleştiren Akar, "Allahım İstanbul`u depremden koru` demekten başka bir şey söyleyemiyorum" dedi.
Akar, kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin olarak da "Sulukule`de yapılacak dönüşüm çerçevesinde burada yaşayanların Taşoluk`a taşınmasının planlandığını, buna karşın holdinglerin Sulukule`ye geldiğini" söyledi.
Akar, "Kentsel dönüşüm çalışmalarında insanların kendi yaşadıkları mekanlarda yaşamalarına imkan verilmeli. `Burası rant getiriyor, 4 lira daha fazla kazanacağız` anlayışıyla dönüşüm yapılmamalı" şeklinde konuştu.
-İETT`NİN LEVENT`TEKİ ARSASI-
İETT arsasının Sama Dubai Gayrimenkul Yatırım şirketine satılması konusundaki görüşlerini de dile getiren Akar, buraya Dubai kulelerinin dikileceğinden Meclis`in haberinin olmadığını, bunu, gazetelerde "6 ay içinde Dubai kulelerinin yapımına başlanacağı ve 5 milyar dolar geleceği" yönünde haber çıktıktan sonra öğrendiklerini kaydetti.
Gelinen noktada El Maktum`un "Kardeşim bu arsaya ilişkin süren dava var. Dolayısıyla ben arsanın bedelini yatırmıyorum" dediğini ifade eden Akar, "Eğer Türkiye`ye, İstanbul Büyükşehir Belediyesine güvenmiyorsan, ne işin var İstanbul`da. 800 milyon doları güvensizlik nedeniyle ödeyemiyorsa, bu insanın 5 milyar doları getirmesi mümkün mü? Burada katılımcılığın gereği yapılmadı" dedi.
-3. BOĞAZ KÖPRÜSÜ-
>Kemal Akar, 1/100 binlik Çevre Düzeni Planı`nın Meclis`te onaylandığını, yakında 1/25 binlik Nazım İmar Planı`nın Meclis`in gündemine geleceğini, ancak ulaşım planlarının bu planlara işlenmemesi halinde sonra sıkıntı yaşanacağını söyledi.
Sarıyer Belediye Başkanı Yusuf Tülün`ün 3. Boğaz Köprüsü`nün Yuşa Baba ile Rumelifeneri arasına yapılacağını açıkladığına işaret eden Akar, şunları kaydetti:
"Ancak ne 1/100.000`lik Çevre Düzeni Planı`nda, ne de 1/25.000`lik Nazım İmar Planı`nda 3. Boğaz Köprüsü yok. Bir taassup içinde, `Çarşı her şeye karşı` mantığı içinde, `biz köprüye karşıyız` mantığıyla değil, İstanbul`un akciğerlerini korumak istiyorsak, bu köprünün yararını-zararını hesaplamak zorundayız. Ben ne kadar bu köprüye gönlünüz elveriyor bilmiyorum ama bu köprüyle ilgili Bakanlığın açıklamasında, transit araçların taşınmasına yönelik olduğu söylendi. Transit araçların mevcut araçlar içindeki payı yüzde 1.5. Bu köprünün bedeli ülkemize yaklaşık 1.5 milyar dolar. Israrla korumaya çalıştığımız doğal varlıkların tahribatı. Biz bu parayla 350-400 kilometre metro döşeyebiliriz. Tüm İstanbul`un yararına olabilecek bir şey. Bunun gözden geçirilmesi ve Merkezi Hükümet`in inatla bu köprü kararını İstanbul`a dayatmaması gerekir."
Konuşmasında ihale sistemini de eleştiren Akar, ihalelerde 10 liraya işi alan firmanın başka bir firmaya işi 5 liraya verdiğini ve böylece bir şey yapmadan 5 lira kazandığını, bu arada diğer firmanın da para kazanabilmek için malzemeden ve elemandan çaldığını savundu.
Kadir Topbaş`tan bu işe müdahale etmesini isteyen Akar, Tavukçu Deresi`nin ıslahı işini alan ve Dilara Dumrul`un ölümü ile sorumlu tutulan ve 2 yıl ihalelerden men cezası alan "MVM" firmasının "KBT" adında yeni bir firma kurduğunu iddia etti. Akar, "Şimdi bu firma belediyeden yeni bir ihale alacak mı almayacak mı?" diye sordu.
İstanbul`un su havzasındaki yapılaşmalara da işaret eden Akar, Topbaş`dan bu konudaki kararlı duruşunu kararlı tavra dönüştürmesini ve İstanbul`a yapılan plan müdahalelerini ortadan kaldırmasını istedi.
Konuşmasında belediye iştiraklerinin bütçesine de işaret eden Akar, Büyükşehir Belediyesi`nin bütçesinden daha büyük bir bütçeye sahip olan şirketlerin bütçesinin Meclis tarafından denetlenememesini eleştirdi.
Belediye Meclisi Anavatan Grup Başkan Vekili Hasan Akgün de İstanbul`un diğer illerin yönetildiği kanunlarla yönetilemeyeceğini savunarak, şunları söyledi:
"İstanbul mutlaka İstanbul Kanunu ile idare edilmeli. 5216 Sayılı Kanun`dan sonra İstanbul İl Genel Meclisi`nin bitmesi lazım. İstanbul`da 2 meclis olduğu müddetçe, bu kürsüde anlatılanların tahakkuk etmesi, parasal sorunlar olmasa da mümkün olmayacak. Siyasi erkin bu konuda tavır sergilemesini bekliyoruz. Hazır tek parti iktidarda iken Büyükşehir Belediye Başkanı`nın bu konuya çözüm için çaba harcamasını istiyorum."
İstanbul`un bina stokunun yüzde 80`inin kaçak olduğunu dile getiren Akgün, özel bir kanunla bu çözülmedikçe, kentin deprem sorununun da çözülemeyeceğini söyledi. Akgün, "İstanbul`da kaçak yapılaşma var. Kaçak yapılaşmaya son verilmeli" dedi.
İstanbullular`ın bir kısmının, kent içindeki gişeler nedeniyle her geçişte para ödediğini, bunun da insan haklarına aykırı olduğunu ileri süren Akgün, "Ben her gün İstanbul`a vergi vererek girip çıkmak istemiyorum. İstanbul Yasası ile birlikte Belediye Gelirler Yasası`nın çıkarılması için de öncü rol oynamanızı istirham ediyorum" diye konuştu.
Topbaş`ın 2004 yılında, "hiçbir belediye arasında ayrım yapmayacağını" söylediğini, ancak fiili olarak muhalefet partilerine ait olan belediyelerde bu ayrımcılığın yapıldığını savunan Akgün, "Muhalefet ve iktidardaki partilere ne kadar asfalt, ayni ve nakdi yardım yapıldığına listeden bakarsanız bu ayrımcılığı görürsünüz" dedi.
Akgün ayrıca Topbaş`tan, Avcılar`daki eski askeri alana New York`taki Central Park gibi bir park yapılmasını istedi.
AKP Grup Başkan Vekili Hüseyin Evliyaoğlu da bundan sonra Büyükşehir Belediyesi`ne bağlı şirketlerin genel müdürlerinin Meclis`e gelerek bilgi vereceklerini söyledi.
Meclis`te gruplar adına yapılan konuşmaların ardından bütçe kalemleri tek tek oylandı. Bütçe 313 oyla ve oy birliği ile kabul edildi.
Bütçenin kabulü nedeniyle teşekkür konuşması yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bazı eleştiri ve önerilere de yanıt verdi.
Topbaş, Büyükşehir Belediyesi`ne ait bir futbol takımı olmasını doğru bulmadığını ve kulübün kendi bütçesi ile yoluna devam ettiğini belirtti. Kulübe Büyükşehir`den kaynak aktarmadıklarını ifade eden Topbaş, iyi bir rakam önerilmesi halinde satış konusunu görüşeceklerini söyledi.
Kadir Topbaş, Büyükşehir ihalelerine firmaların katılımı konusunda da bir hukuk devleti olan Türkiye`de bir firmanın ihaleye yasaklı olmasının şartlarının da belli olduğunu söyledi